ayın son haftası her zaman bir tür zaman yolculuğuna çıkarır beni. özellikle 90'lı yılların sonu, 2000'lerin başına ışınlanırım. o zamanlar cebimizdeki harçlıklar ayın sonuna doğru iyice incelirdi, şimdiki gibi kredi kartı veya havale diye bir şey yoktu hayatımızda. annemlerin "paran bitince bizden isteme" felsefesiyle büyüdüğümüz için kendi çözümlerimizi bulurduk.
mesela ben, ayın son haftasında kozmetik alışverişimi askıya alırdım. o çok sevdiğim lavanta kokulu vücut losyonum bitmiş olsa bile, yeni bir tane almak yerine, evdeki yarım kalmış başka bir nemlendiriciyi bitirmeye çalışırdım. bazen teyzemden kalan eski, neredeyse dibi görünmüş bir ojeyi bile canlandırmaya çalışırdım. o zamanlar için bu, bir çeşit güzellik kurtarma operasyonuydu, şimdi düşününce ne kadar yaratıcıymışız.
mesela ben, ayın son haftasında kozmetik alışverişimi askıya alırdım. o çok sevdiğim lavanta kokulu vücut losyonum bitmiş olsa bile, yeni bir tane almak yerine, evdeki yarım kalmış başka bir nemlendiriciyi bitirmeye çalışırdım. bazen teyzemden kalan eski, neredeyse dibi görünmüş bir ojeyi bile canlandırmaya çalışırdım. o zamanlar için bu, bir çeşit güzellik kurtarma operasyonuydu, şimdi düşününce ne kadar yaratıcıymışız.
113