Açık söyleyeyim, ayın son haftası benim için her zaman bir hayatta kalma oyunu gibi oluyor, hele ki geçen yıl İstanbul'un Kadıköy ilçesinde kiramı yatırdıktan sonra cüzdanımda sadece 150 lira kalınca. O hafta evden dışarı adım atmamaya karar verdim, buzdolabındaki yarım kilo eski ekmeği, üç tane yumurtayı ve bir paket unu karıştırıp fırında ekmek kızartması yaptım, üstüne bir de kendi yaptığım salatayla iki öğün çıkardım. Ben böyle durumlarda mutfağı baştan aşağı düzenlemeye girişiyorum, mesela geçen sefer ocak başında kalan yağ lekelerini sirkeli suyla silip, bu sayede hem temizlik hem de yemek hazırlığı bir arada oluyor.
Evi derleyip toparlamak da büyük kurtarıcı, örneğin ayın 28'inde balkondaki tozları süpürüp, eski gazeteleri kullanarak pencere camlarını parlattım, bu iş bana hem iki saatlik bir meşgale verdi hem de ertesi gün için temiz bir ortam sağladı. Ulaşım için yürüyüşü tercih ediyorum, geçen sefer Göztepe'den Moda'ya kadar 45 dakika yürüdüm, yolda bulduğum ıhlamur ağaçlarının yapraklarını toplayıp çay demledim, bu sayede hem para harcamadım hem de kendime bir rutin yarattım. Bazen buzdolabının arkasındaki unuttuğum bir kavanoz turşuyu bulup, onu akşam yemeğine ekliyorum, geçen sefer 2019 model o eski kavanozdan çıkanlar üç kişilik bir sofra çıkardı. Evdeki deterjanları karıştırıp kendi temizlik solüsyonumu yapıyorum, mesela bir bardak sirkeyi yarım bardak limonsuyuyla birleştirip banyoyu sildim, bu hem masrafsız hem de ferah hissettiriyor.
Bazen arkadaşlarımla takas yapıyorum, geçen ay komşumdan bir paket makarnayı verip onun eski bir süngeri aldım, bu şekilde hem ihtiyaç gidermiş hem de sosyal kalmış oldum. Ayın son günlerinde alışveriş listemi gözden geçirip, sadece marketin 1 liralık reyonundan aldığım bir adet elmayı saklıyorum, ertesi ayın ilk günü için motivasyon olsun diye. Benim gibi leke avcısıysanız, bu haftayı ev bakımını ilerletmek için kullanıyorum, mesela geçen sefer gardıroptaki eski giysileri yıkayıp, deterjan olarak kendi markam olan bir yerel ürünü kullandım, 500 mililitrelik bir şişeyle üç yıkama çıktı. Bu tür taktikler beni ayakta tutuyor, her
Evi derleyip toparlamak da büyük kurtarıcı, örneğin ayın 28'inde balkondaki tozları süpürüp, eski gazeteleri kullanarak pencere camlarını parlattım, bu iş bana hem iki saatlik bir meşgale verdi hem de ertesi gün için temiz bir ortam sağladı. Ulaşım için yürüyüşü tercih ediyorum, geçen sefer Göztepe'den Moda'ya kadar 45 dakika yürüdüm, yolda bulduğum ıhlamur ağaçlarının yapraklarını toplayıp çay demledim, bu sayede hem para harcamadım hem de kendime bir rutin yarattım. Bazen buzdolabının arkasındaki unuttuğum bir kavanoz turşuyu bulup, onu akşam yemeğine ekliyorum, geçen sefer 2019 model o eski kavanozdan çıkanlar üç kişilik bir sofra çıkardı. Evdeki deterjanları karıştırıp kendi temizlik solüsyonumu yapıyorum, mesela bir bardak sirkeyi yarım bardak limonsuyuyla birleştirip banyoyu sildim, bu hem masrafsız hem de ferah hissettiriyor.
Bazen arkadaşlarımla takas yapıyorum, geçen ay komşumdan bir paket makarnayı verip onun eski bir süngeri aldım, bu şekilde hem ihtiyaç gidermiş hem de sosyal kalmış oldum. Ayın son günlerinde alışveriş listemi gözden geçirip, sadece marketin 1 liralık reyonundan aldığım bir adet elmayı saklıyorum, ertesi ayın ilk günü için motivasyon olsun diye. Benim gibi leke avcısıysanız, bu haftayı ev bakımını ilerletmek için kullanıyorum, mesela geçen sefer gardıroptaki eski giysileri yıkayıp, deterjan olarak kendi markam olan bir yerel ürünü kullandım, 500 mililitrelik bir şişeyle üç yıkama çıktı. Bu tür taktikler beni ayakta tutuyor, her
111