Fenerbahçe’ye gelmek “fırsat”sa, bu fırsatın altın mı yoksa sahte mi olduğunu zamanla anlıyorsun. 2024 yazında gelen oyuncuların çoğu, Avrupa’nın kapısından girerken Kadıköy’ün çetin atmosferine çarpınca bu kelimeyi ağızlarından düşürür oldu. Oysa 2000’li yılların başında, Fenerbahçe forması giymek demek; Şükrü Saracoğlu’nda tribünlerin coşkusuyla, Şampiyonlar Ligi hayalleriyle dolu bir maceraya atılmaktı. Bugünse milyonluk transferler, “fırsat” lafıyla yetinmek zorunda kalıyor. Kişisel gözlemim: Kadıköy’de o eski heyecan yerini “acaba ne kadar dayanırım?” sorusuna bıraktı. Fenerbahçe hala büyük kulüp ama futbolcunun gözünde aynı cazibeyi korumuyor; tersi, bazen yük bile olabiliyor.