Mart ortası, Uludağ’da otel fiyatları rekor kırıyor, 3 gecelik paketlere 25 bin lira yazıyorlar, milletin gözü de paranın üstünde. Ara tatil ve bayram birleşince, teleferikte yer bulmak zaten imkansız. 11 Mart Pazartesi sabahı bile pistler tıklım tıklım, kayak yapmaya çalışan mı dersin, sadece Instagram’a story atan mı… Sahiden kayak bilmeyenler bile dağın zirvesine tırmanıp aşağı foto atıyor, çünkü “sezonda Uludağ’a çıkmayanı dövüyorlar” psikolojisi. Ama bu kadar kalabalıkta pistte kaymak mı, yoksa birbirinin üstüne düşmek mi, orası tartışılır. Şehir dışından gelenlere bir tavsiye: 13 Mart’tan sonra otopark bulma ihtimalin sıfır, yolun yarısı kardan kapanıyor zaten. Kısacası, Uludağ’da sezon balya balya para basan otel ve işletme sahiplerinin yüzünü güldürecek de, kayak kültürü mü gelişiyor yoksa “orada selfie çektim” kültürü mü, onu da herkes kendi cebine göre yorumlasın.