Annem 90'ların ortasında, Adana'da, iki çocuğu markete gönderdiğinde simit parası için minik bir yarış başlardı. O gün bugündür, bir şey paylaşınca hep içimde tuhaf bir hesap makinesi çalışıyor. Kardeşim yeni telefon alınca, ben neden hala eski modelle idare ediyorum diye içten içe hesaplaşmaya giriyorum. Sonra iş yerinde, biri terfi alınca eski o çocukluk refleksi yine geliyor, içten içe “ben de hak ettim” diyorum. Çocukken “o neden daha büyük dondurma yedi” diye başlayan şey, yetişkin olunca “ben neden daha az takdir alıyorum”a evriliyor. Adana’daki o market köşesi, bazen 34 yaşında ofis koridorunda yeniden karşıma çıkıyor.
00