Tatil dönüşü eve girer girmez o garip boşluğu hissediyorum, sanki ev daha sessiz, daha dar geliyor. Geçen yaz, Temmuz ayında, Bodrum'dan arabayla sekiz saatlik yolculuktan sonra kapıyı açtığımda, koltukta bıraktığım eski hırka hala duruyordu ama ben sanki başka bir insan olarak dönmüştüm. Tatilde her sabah dalgaların sesiyle uyanmıştım, şimdi ise saat altıda apartmanın koridorundan gelen asansör gürültüsüyle irkiliyorum.
Evde ilk iş, mutfağa bakıyorum ve buzdolabının bomboş olduğunu görüyorum, tatildeki o sınırsız büfeler aklıma geliyor. Ben, iki hafta önce çıkmadan önce buzdolabını temizlemiştim ama şimdi her şey kurumuş, sanki zaman durmuş. Yatak odasında, pencere kenarındaki toz birikintisini fark ediyorum, tatilde temizlik derdi yoktu, şimdi ise elime bez alıp silmeye başlıyorum. Bu boşluk, aslında bir tür uyum sorunu, vücut tatil modundan çıkamıyor.
Bir keresinde, dönüşte çamaşır makinesini doldururken, geçen seneki tatilden kalan bir tişörtü buldum, üzerinde Bodrum plajının kum taneleri hala duruyordu. Evin kokusu bile değişmiş gibi, sanki tatil anıları silinmeye başlıyor. Benim gibi leke avcısıysanız, bu anı fırsata çevirip evi baştan aşağı silkeleme isteği geliyor, ama o ilk saatlerde sadece oturup derin bir nefes alıyorum. Tatil dönüşü bu hissi atlatmak için, ben ertesi gün eski rutine dönüyorum, mesela sabah yürüyüşüne.