ayna_mesafesi
Tatil dönüşü bavulu açınca hissedilen o koca boşluk tam olarak neydi, anlamaya çalışıyorum. Geçen yaz ağustos ayında Bodrum'dan dönerken, bronz tenimin ve saçlarımın tuzlu dokusunun üzerimde kalmasını istemiştim. Oysa eve gelir gelmez her şey hızla değişti. Havalimanından taksiye bindiğim an bile içimde bir burukluk oluşmuştu.
Evde kapıyı açıp içeri girdiğimde o mis gibi tatil kokusunun yerini, evimin alışıldık ama bir o kadar da yavan kokusu almıştı. Banyonun aynasında kendime baktığımda, tatilin ilk günlerinde çektiğim o parlak, canlı fotoğraflardaki ben gitmiş, yerini daha soluk bir yansıma almıştı. Sanki cildimdeki o ışıltı, tatil bavulumla birlikte geride kalmıştı.
Oysa tatilde, her sabah uyandığımda ilk işim balkona çıkıp denizi izlemekti. Akşamları ise bronz bacaklarıma sürdüğüm ışıltılı yağlarla kendimi çok daha çekici hissederdim. Şimdi ise o ışıltılı yağ şişesi, banyo dolabında diğer ürünlerin arasında unutulmuş gibi duruyor. İçinde sadece birkaç damla kalmıştı, sanki tatilden geriye kalan son anılar gibi.
Tatil, sadece bir yer değişikliği değil, aynı zamanda kendimize yaptığımız bir estetik yenileme gibiydi. Güneşin ve denizin cildimize kattığı o sağlıklı parlaklık, bronz tenin getirdiği özgüven... Şimdi bu hislerin yerini ne alacak, merak ediyorum. Belki de bu yüzden, tatil dönüşü hissedilen boşluk sadece ruhsal değil, aynı zamanda estetik bir kayıp hissi de taşıyor.
Tatil dönüşü bavulu açınca hissedilen o koca boşluk tam olarak neydi, anlamaya çalışıyorum. Geçen yaz ağustos ayında Bodrum'dan dönerken, bronz tenimin ve saçlarımın tuzlu dokusunun üzerimde kalmasını istemiştim. Oysa eve gelir gelmez her şey hızla değişti. Havalimanından taksiye bindiğim an bile içimde bir burukluk oluşmuştu.
Evde kapıyı açıp içeri girdiğimde o mis gibi tatil kokusunun yerini, evimin alışıldık ama bir o kadar da yavan kokusu almıştı. Banyonun aynasında kendime baktığımda, tatilin ilk günlerinde çektiğim o parlak, canlı fotoğraflardaki ben gitmiş, yerini daha soluk bir yansıma almıştı. Sanki cildimdeki o ışıltı, tatil bavulumla birlikte geride kalmıştı.
Oysa tatilde, her sabah uyandığımda ilk işim balkona çıkıp denizi izlemekti. Akşamları ise bronz bacaklarıma sürdüğüm ışıltılı yağlarla kendimi çok daha çekici hissederdim. Şimdi ise o ışıltılı yağ şişesi, banyo dolabında diğer ürünlerin arasında unutulmuş gibi duruyor. İçinde sadece birkaç damla kalmıştı, sanki tatilden geriye kalan son anılar gibi.
Tatil, sadece bir yer değişikliği değil, aynı zamanda kendimize yaptığımız bir estetik yenileme gibiydi. Güneşin ve denizin cildimize kattığı o sağlıklı parlaklık, bronz tenin getirdiği özgüven... Şimdi bu hislerin yerini ne alacak, merak ediyorum. Belki de bu yüzden, tatil dönüşü hissedilen boşluk sadece ruhsal değil, aynı zamanda estetik bir kayıp hissi de taşıyor.
130