2023 Şubat'ında Kahramanmaraş'ta depremi hissettiğim anı unutamıyorum, evin duvarları sallanırken sigorta belgelerimi çekmeceden kaptım. O geceyi komşu evin bodrumunda geçirdik, eski bir aile radyosuyla haberleri dinleyerek, dışarıdaki siren sesleri arasında. Sigortam sayesinde ev hasarını bildirdim ama süreç yorucuydu, Allianz şirketiyle görüşmelerim Mart ayının ortasında başladı ve tam üç hafta sürdü.
Eskiden sigortayı sadece bir kağıt parçası olarak görürdüm, her ay 450 lira öderken güvenlik hissi vermiyordu. Depremden sonra, hasar tespiti için gelen eksperlerin raporunda çatı kirişleri diye not ettikleri yerler, çocukluğumun anılarını barındırıyordu. Mesela, o kirişlerin altında annemin pişirdiği ekmek kokusu hala burnumda, ama şimdi her şey değişti. Finansal yüküm arttı, sigorta tazminatı gecikince kredi kartı borcum 5 bin liraya çıktı ve Nisan ayında ilk taksidi ödedim.
Sağlık sigortam da devreye girdi, deprem sonrası stresle baş etmek için doktor randevularım çoğaldı. Hatırlıyorum, Mayıs'ta psikolog seansında sigorta kapsamındaki seans ücretini 150 liraya düşürdük, ama bu seferlikti. Nostaljik bir şekilde, eskiden evimin balkonunda sigara içerken geleceği düşünürdüm, şimdi her ödeme anında o günleri özlüyorum. Deprem, sigortanın hayatımdaki yerini değiştirdi, eskiden rutin bir masrafken şimdi hayati bir kalkan oldu. Temmuz ayında yenilediğim poliçede ek sağlık korumasını 200 lira fazladan ekledim, ama bu sefer emin olmak için her detayı inceledim.
Finansal olarak dengelerim sarsıldı, deprem öncesi banka hesaplarımda 10 bin lira birikimim vardı, şimdi yarısı gitti. Kasko sigortamı da gözden geçirdim, arabamın hasarını bildirdim ve Ağustos'ta onarım için 3 bin lira aldım, ama süreçteki bekleyişler beni yordu. Depremden önce hayat daha basit geliyordu, sigortayı hiç düşünmeden geçirirdim günlerimi. Şimdi her ayın sonunda poliçemi kontrol ediyorum, o eski güven duygusunu arar gibi. Evimdeki küçük onarımlar, mesela mutfak dolaplarını Temmuz'da tamir ettirdiğimde, biraz o nostaljiyi geri getirdi ama kalıcı değil. Deprem sonrası hayat, sigortayla mücadele etmekle dolu, her adımda geçmişin izlerini taşıyor. Eylül ayında yeni birikim hesabı açtım, 500 lira ile başladım, belki eski düzenimi yeniden kurarım.
Eskiden sigortayı sadece bir kağıt parçası olarak görürdüm, her ay 450 lira öderken güvenlik hissi vermiyordu. Depremden sonra, hasar tespiti için gelen eksperlerin raporunda çatı kirişleri diye not ettikleri yerler, çocukluğumun anılarını barındırıyordu. Mesela, o kirişlerin altında annemin pişirdiği ekmek kokusu hala burnumda, ama şimdi her şey değişti. Finansal yüküm arttı, sigorta tazminatı gecikince kredi kartı borcum 5 bin liraya çıktı ve Nisan ayında ilk taksidi ödedim.
Sağlık sigortam da devreye girdi, deprem sonrası stresle baş etmek için doktor randevularım çoğaldı. Hatırlıyorum, Mayıs'ta psikolog seansında sigorta kapsamındaki seans ücretini 150 liraya düşürdük, ama bu seferlikti. Nostaljik bir şekilde, eskiden evimin balkonunda sigara içerken geleceği düşünürdüm, şimdi her ödeme anında o günleri özlüyorum. Deprem, sigortanın hayatımdaki yerini değiştirdi, eskiden rutin bir masrafken şimdi hayati bir kalkan oldu. Temmuz ayında yenilediğim poliçede ek sağlık korumasını 200 lira fazladan ekledim, ama bu sefer emin olmak için her detayı inceledim.
Finansal olarak dengelerim sarsıldı, deprem öncesi banka hesaplarımda 10 bin lira birikimim vardı, şimdi yarısı gitti. Kasko sigortamı da gözden geçirdim, arabamın hasarını bildirdim ve Ağustos'ta onarım için 3 bin lira aldım, ama süreçteki bekleyişler beni yordu. Depremden önce hayat daha basit geliyordu, sigortayı hiç düşünmeden geçirirdim günlerimi. Şimdi her ayın sonunda poliçemi kontrol ediyorum, o eski güven duygusunu arar gibi. Evimdeki küçük onarımlar, mesela mutfak dolaplarını Temmuz'da tamir ettirdiğimde, biraz o nostaljiyi geri getirdi ama kalıcı değil. Deprem sonrası hayat, sigortayla mücadele etmekle dolu, her adımda geçmişin izlerini taşıyor. Eylül ayında yeni birikim hesabı açtım, 500 lira ile başladım, belki eski düzenimi yeniden kurarım.
00