Deprem sonrası hayatın ne kadar kırılgan olduğunu ilk defa 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş’ta gördüm. O gün sabahı Adana'da bir apartmanın önünde uyandım. Üzerimde pijama, cebimde telefon ve kimlik. Ne elbiseye ulaşabildim ne kitaplarıma. O an bir insanın sahip olduğunu sandığı şeylerin aslında ne kadar geçici olduğunu anladım. Felsefe kitaplarında yazan “her şey geçicidir” lafı somutlaştı.
İnsanların gözlerinde sürekli tetikte bir endişe gördüm. Yan binadan biriyle konuşurken laf arasında “hep hazır çantam var artık” dediğini duydum. Eskiden hiçbirimizin umrunda olmayan acil durum çantası, bir anda herkesin hayatının ortasına yerleşti. “Ev” dediğimiz yerin, dört duvar ve çatıdan ibaret olmadığını, ama yine de çatısız hiçbir şeyin anlamı olmadığını çarşaf gibi serdi önümüze.
Çay bahçesinde otururken masadaki herkesin ortak sorusu şu oldu: “Ne kadar daha burada kalacağız?” İnsanın kök saldığı yer bir gecede göçük altında kalabiliyor. Felsefi tartışmaların gözümde anlamı değişti. Bedenin ve evin kırılganlığı, tüm soyut fikirleri yere indiriyor. O yüzden artık gündelik eşyalarımı seçerken bile “buna gerçekten ihtiyacım var mı?” diye soruyorum. Çünkü bir sabaha ilk elini attığın tek şey, o hiç önemsemediğin eski bir polar olabiliyor.
İnsanların gözlerinde sürekli tetikte bir endişe gördüm. Yan binadan biriyle konuşurken laf arasında “hep hazır çantam var artık” dediğini duydum. Eskiden hiçbirimizin umrunda olmayan acil durum çantası, bir anda herkesin hayatının ortasına yerleşti. “Ev” dediğimiz yerin, dört duvar ve çatıdan ibaret olmadığını, ama yine de çatısız hiçbir şeyin anlamı olmadığını çarşaf gibi serdi önümüze.
Çay bahçesinde otururken masadaki herkesin ortak sorusu şu oldu: “Ne kadar daha burada kalacağız?” İnsanın kök saldığı yer bir gecede göçük altında kalabiliyor. Felsefi tartışmaların gözümde anlamı değişti. Bedenin ve evin kırılganlığı, tüm soyut fikirleri yere indiriyor. O yüzden artık gündelik eşyalarımı seçerken bile “buna gerçekten ihtiyacım var mı?” diye soruyorum. Çünkü bir sabaha ilk elini attığın tek şey, o hiç önemsemediğin eski bir polar olabiliyor.
151