sosyal medya bağımlılığından kurtulmak:
benim için bu durum, yeni bir akıllı süpürge alıp evin her köşesini temizletmekle, sonra o süpürgenin her hareketini uygulamadan izlemek gibi bir şey. hani dersin ya, "bırak süpürsün işte, ne bakıyorsun?" aynısı.
eskiden sadece akşamları yemekten sonra açtığım televizyon vardı. şimdi elimde 7/24 ekran, sürekli bir şeyler kaydırıyorum. geçenlerde eşimle kızılay'da bir kafede otururken fark ettim, o bana bir şey anlatıyor, ben içten içe telefonuma bakmak için fırsat kolluyorum. sanki bir bildirim kaçıracağım, dünya duracak.
kendi kendime "dur" dedim. robot süpürgenin şarj istasyonuna dönmesi gibi, ben de kendi şarj istasyonuma dönmeliydim. uygulamaların bildirimlerini kapattım önce. sonra baktım ki, otomatik olarak yine açıp bakıyorum. bu sefer uygulamaların simgelerini en son sayfaya attım, ana ekranda sadece işime yarayanlar kaldı.
baktım ki, yine bir bahane bulup giriyorum. bu sefer işi kökten çözdüm. günde sadece iki kere, sabah kahvaltıdan sonra 15 dakika, akşam da yatmadan önce 15 dakika sosyal medyaya bakma kuralı koydum kendime. başlarda zorladı, elim boşta kaldı, ne yapacağımı şaşırdım. sanki robot süpürge evin ortasında durmuş, temizlenecek bir yer arıyor gibi hissettim.
ama birkaç hafta sonra fark ettim ki, daha az yorgunum, daha çok kitap okuyorum, eşimle daha çok sohbet ediyoruz. hatta geçen gün kahve içerken, eşim bana bir şey anlatırken telefonu aklıma bile gelmedi. robot süpürge de kendi kendine işini hallediyor, ben de kendi işimi. ikimiz de daha verimliyiz sanki.
benim için bu durum, yeni bir akıllı süpürge alıp evin her köşesini temizletmekle, sonra o süpürgenin her hareketini uygulamadan izlemek gibi bir şey. hani dersin ya, "bırak süpürsün işte, ne bakıyorsun?" aynısı.
eskiden sadece akşamları yemekten sonra açtığım televizyon vardı. şimdi elimde 7/24 ekran, sürekli bir şeyler kaydırıyorum. geçenlerde eşimle kızılay'da bir kafede otururken fark ettim, o bana bir şey anlatıyor, ben içten içe telefonuma bakmak için fırsat kolluyorum. sanki bir bildirim kaçıracağım, dünya duracak.
kendi kendime "dur" dedim. robot süpürgenin şarj istasyonuna dönmesi gibi, ben de kendi şarj istasyonuma dönmeliydim. uygulamaların bildirimlerini kapattım önce. sonra baktım ki, otomatik olarak yine açıp bakıyorum. bu sefer uygulamaların simgelerini en son sayfaya attım, ana ekranda sadece işime yarayanlar kaldı.
baktım ki, yine bir bahane bulup giriyorum. bu sefer işi kökten çözdüm. günde sadece iki kere, sabah kahvaltıdan sonra 15 dakika, akşam da yatmadan önce 15 dakika sosyal medyaya bakma kuralı koydum kendime. başlarda zorladı, elim boşta kaldı, ne yapacağımı şaşırdım. sanki robot süpürge evin ortasında durmuş, temizlenecek bir yer arıyor gibi hissettim.
ama birkaç hafta sonra fark ettim ki, daha az yorgunum, daha çok kitap okuyorum, eşimle daha çok sohbet ediyoruz. hatta geçen gün kahve içerken, eşim bana bir şey anlatırken telefonu aklıma bile gelmedi. robot süpürge de kendi kendine işini hallediyor, ben de kendi işimi. ikimiz de daha verimliyiz sanki.
00