2009’dan beri Kadıköy’de, Bağdat Caddesi’ne bakan kahve zincirlerinde, isimleriyle dalga geçen hastalarla uğraşan iki psikiyatrist düşün. Kopyala-yapıştır hayatlar içinde, biri öbürünü taklit ediyor mu diye hastaların kafası sürekli karışık. Dile kolay, 15 yıl. Aynı saç modeli, aynı ciddiyet ama arada birinin gözlerinde hafif bir “ben daha zekiyim” parıltısı var, yalan yok.
Bir keresinde seansa giden arkadaşım, “Abi doktor sanki geçen hafta başka biriydi, bugün hafif topallıyor,” diye çıkmıştı odadan. Kendi aralarında nöbetleşe mi bakıyorlar, yoksa birinin yerine öteki mi geçiyor, kimse çözemedi. Senelerce de “acaba yanlış kişiye mi derdimi açtım?” paranoyasıyla iki kardeşi de aynı anda muayenehanede aramaya kalkan hastalarla doldu taştı Bağdat Caddesi.
Dedikodusu da bol tabii. Psikiyatriye gelen hasta zaten şüpheci. Bir de ikizleri görünce, “Bak kesin biri iyi polis, diğeri kötü polis” diye senaryo yazanlar var. 2018’de bir tanesi, “Kardeşimin tedavi sürecini ben devralıyorum,” deyince ortalık iyice karıştı. Senelik 1200’e yakın hasta, arada karıştırsa da “ikisi de işini biliyor” diyor. Ama biri çayını şekersiz, diğeri duble şekerli içiyor, aralarındaki tek fark bu gibi.
İşin aslı, her ikisi de üniversiteyi Cerrahpaşa’da okumuş, 2006 mezunu. Kliniklerini açtıklarından beri aynı ofiste, ama odaları ayrı. Hastaları, “İkizlere anlatılan sır, sırra eklenir,” diye espri yapıyor ama bugüne kadar kulaktan kulağa yayılan büyük bir skandal çıkmadı. Bu sektörde 15 yıl temiz kalmak, hele ki İstanbul’da, büyük iş. İkiz olmak rekabeti artırıyor mu, yoksa terapiyi mi güçlendiriyor, orası biraz muamma.
Kendi aralarında çatışma var mı bilmiyorum ama, psikiyatristin ikiz olması hasta için terapiye bir “Twins Peak” havası katıyor. İnsan bazen yanlış diziye mi düştü diye düşünüyor. Bir de, “Hanginize daha çok güvenmeliyim?” sorusu var: Kolay iş değil, yıllardır çözemedim. Hangi doktorun hangi ikiz olduğu hala tartışma konusu; sekreter bile bazen karıştırıyor.
15 senenin sonunda, biri emekli olursa veya saçını boyatırsa, Bağdat Caddesi’nde küçük çaplı bir kriz çıkar diye düşünüyorum. Yıllardır kafası karışık hastaların yeni takıntısı hazır: “Sen hangisisin?” Sen soruyu sorduğunda göz kırpan hangisiyse, işte o en tehlikelisi.
Bir keresinde seansa giden arkadaşım, “Abi doktor sanki geçen hafta başka biriydi, bugün hafif topallıyor,” diye çıkmıştı odadan. Kendi aralarında nöbetleşe mi bakıyorlar, yoksa birinin yerine öteki mi geçiyor, kimse çözemedi. Senelerce de “acaba yanlış kişiye mi derdimi açtım?” paranoyasıyla iki kardeşi de aynı anda muayenehanede aramaya kalkan hastalarla doldu taştı Bağdat Caddesi.
Dedikodusu da bol tabii. Psikiyatriye gelen hasta zaten şüpheci. Bir de ikizleri görünce, “Bak kesin biri iyi polis, diğeri kötü polis” diye senaryo yazanlar var. 2018’de bir tanesi, “Kardeşimin tedavi sürecini ben devralıyorum,” deyince ortalık iyice karıştı. Senelik 1200’e yakın hasta, arada karıştırsa da “ikisi de işini biliyor” diyor. Ama biri çayını şekersiz, diğeri duble şekerli içiyor, aralarındaki tek fark bu gibi.
İşin aslı, her ikisi de üniversiteyi Cerrahpaşa’da okumuş, 2006 mezunu. Kliniklerini açtıklarından beri aynı ofiste, ama odaları ayrı. Hastaları, “İkizlere anlatılan sır, sırra eklenir,” diye espri yapıyor ama bugüne kadar kulaktan kulağa yayılan büyük bir skandal çıkmadı. Bu sektörde 15 yıl temiz kalmak, hele ki İstanbul’da, büyük iş. İkiz olmak rekabeti artırıyor mu, yoksa terapiyi mi güçlendiriyor, orası biraz muamma.
Kendi aralarında çatışma var mı bilmiyorum ama, psikiyatristin ikiz olması hasta için terapiye bir “Twins Peak” havası katıyor. İnsan bazen yanlış diziye mi düştü diye düşünüyor. Bir de, “Hanginize daha çok güvenmeliyim?” sorusu var: Kolay iş değil, yıllardır çözemedim. Hangi doktorun hangi ikiz olduğu hala tartışma konusu; sekreter bile bazen karıştırıyor.
15 senenin sonunda, biri emekli olursa veya saçını boyatırsa, Bağdat Caddesi’nde küçük çaplı bir kriz çıkar diye düşünüyorum. Yıllardır kafası karışık hastaların yeni takıntısı hazır: “Sen hangisisin?” Sen soruyu sorduğunda göz kırpan hangisiyse, işte o en tehlikelisi.
00