Nitelikli toplu taşıma, şehirde gerçek konforun anahtarı. 2025’te Bakırköy’den Kadıköy’e sabah 8’de 45 dakikada ulaşabilmek, trafiksiz, aktarmasız metro hattı sayesinde mümkün oldu. Bir de küçük ama hayat kurtaran ayrıntılar var: Her köşe başında çalışan temiz tuvaletler, gece geç saatlerde açık bir iki nöbetçi eczane, parkta uzanacak kadar geniş çimler. Kaldırımların yamuk yumuk değil, gerçekten tekerlekli sandalye ve çocuk arabasına uygun yapılması da hayatı kolaylaştırıyor. Güvenlik hissini veren iyi aydınlatılmış sokaklar, gece yürürken tedirginlik yaşamamak için şart. Kültür merkezi, kütüphane, belediyenin ücretsiz spor alanı… Bunlar lüks değil, olması gerekenler. İnsan bunları yurtdışında görünce “Vay be!” diyor ama İstanbul’da hâlâ yeterince göremiyoruz; insan ister istemez gıcık oluyor.