Sevgililer günü yaklaştığında marketlerin dekorasyon bölümü ayağa kalkıyor. Çiçek fiyatları üç katına çıkıyor, resepsiyon dolu oluyor, herkes birden "bunu yapması lazım" hissetmeye başlıyor. Geçen şubat İzmir'de bir arkadaşımla kahvede oturuyorduk, çevremizde çiftler hızlıyla masa arasında geçişiyordu, sanki saat bitiyordu. Arkadaş "Eğer yarın akşam evde yemek yapmassam beni terk eder mi diye endişeleniyorum" dedi. Bir yemek. Yani mutluluk, pahalı restoranda oturmakla ölçülüyor artık. Oysa ben Ağustos'ta sevgilimle evin balkonunda oturmuştuk, hiç para harcamadan. O gün daha iyi geçmişti. Ama bu günde balkon yeterli değil, ayakkabı, çanta, çiçek gerekli. Sistem baskıyor, insanlar da baskıya boyun eğiyor çünkü "normal" olmak kolay geliyor.
00