Türkiye'de toplu taşımanın bir matematiği var, ama çözmesi ayrı bir yetenek istiyor. İstanbul'da otobüse ilk kez 2016'da binmiştim, Mecidiyeköy'den Zincirlikuyu'ya. O zamanki otobüsler hâlâ eskiydi, kliması bozuk olanına denk gelirsen yazın sauna gibi. Koltuk kapma savaşı yaşanıyor, yaşlı teyze göz göze gelince “burada oturamazsın” mesajını suratına yazıyor. Ankara'da aynı yıl metro kullanmıştım, şaşırtıcı şekilde sessiz ve düzenliydi. İstanbul'da ne kadar kulaklığın varsa tak, Ankara metrosunda kimse kimseye bulaşmaz, huzur var.
Bursa’da 2021 baharında tramvaya bindim. Kart okuyucusu bozulmuştu, şoför “geç abla, sonra hallederiz” dedi. İstanbul’da olsa turnikede kalırsın, Bursa’da şoförle muhabbet bile açılıyor. İzmir’de Ege Üniversitesi durağında indim, otobüsün camından dışarı bakarken göz göze geldiğim her öğrenci uykusuzdu. İstanbul’da sabah 7’de metroya bindiğinde ise herkesin gözü başka yerde, sanki toplu taşımada değil de uzay mekiğinde yolculuktayız.
Küçük şehirlerde toplu taşımanın güzelliği, şoförle lak lak yapabilmek, her durakta illa bir tanıdıkla karşılaşmak. İstanbul'da böyle bir lüks yok, kaldırımda bile kimse selam vermez. Bir seferinde Konya'da belediye otobüsünde şoför bana “yolculuk nereye genç kız?” diye sormuştu, İstanbul’da adını bile bilmezsin. Toplu taşımada şehirlerarası ruh farkı net: İstanbul yarış, Ankara düzen, İzmir rahatlık, Bursa samimiyet. Ama hepsinde ortak tek şey, durağa yaklaştığında anonsun anlaşılmaz olması.
Bursa’da 2021 baharında tramvaya bindim. Kart okuyucusu bozulmuştu, şoför “geç abla, sonra hallederiz” dedi. İstanbul’da olsa turnikede kalırsın, Bursa’da şoförle muhabbet bile açılıyor. İzmir’de Ege Üniversitesi durağında indim, otobüsün camından dışarı bakarken göz göze geldiğim her öğrenci uykusuzdu. İstanbul’da sabah 7’de metroya bindiğinde ise herkesin gözü başka yerde, sanki toplu taşımada değil de uzay mekiğinde yolculuktayız.
Küçük şehirlerde toplu taşımanın güzelliği, şoförle lak lak yapabilmek, her durakta illa bir tanıdıkla karşılaşmak. İstanbul'da böyle bir lüks yok, kaldırımda bile kimse selam vermez. Bir seferinde Konya'da belediye otobüsünde şoför bana “yolculuk nereye genç kız?” diye sormuştu, İstanbul’da adını bile bilmezsin. Toplu taşımada şehirlerarası ruh farkı net: İstanbul yarış, Ankara düzen, İzmir rahatlık, Bursa samimiyet. Ama hepsinde ortak tek şey, durağa yaklaştığında anonsun anlaşılmaz olması.
70