İstanbul'da yaşayan biri olarak toplu taşımaya binmek bana bir trafik sorunu değil, bir sosyal deney gibi geliyor. Metroyla Aksaray'dan Taksim'e gidişim 20 dakika, ama insanlar arasında sıkışmak ve öne eğilmek başka bir şey. Geçen ay saat 17'de Levent istasyonundan bindim, yanımda yüksek topuklu ayakkabı kutusu vardı. Bir bayanın çantası kutuma vurdu, o da bana kızıp gitti. Kimse bir şey demedi, herkes kendi dünyasında.
Ankara'da yaşadığım dönemde otobüsler daha sakin, daha geniş hissediliyordu. Şoför bile selam verirdi. Burada şoför seni görmüyor, sen onun var olduğunun farkında değilsin, sadece frene basıyor. Minibüs daha insani, ama yine de kalabalık saatlerde baya sıkıntılı. Esnaf gidiş geliş yolunda telefonda müşterisiyle tartışıyor, öğrenci müzik dinliyor, yaşlı bayan ayakta sallanıyor.
Dolmuş kültürü tamamen bitmiş, yerini ulaş kartı almış. Telefondan bakıyorsun gidiyorsun, insan teması yok. Halk otobüsünde bir zamanlar insanlar konuşurdu, şimdi herkes kulaklıkta, maskelerde.
Ankara'da yaşadığım dönemde otobüsler daha sakin, daha geniş hissediliyordu. Şoför bile selam verirdi. Burada şoför seni görmüyor, sen onun var olduğunun farkında değilsin, sadece frene basıyor. Minibüs daha insani, ama yine de kalabalık saatlerde baya sıkıntılı. Esnaf gidiş geliş yolunda telefonda müşterisiyle tartışıyor, öğrenci müzik dinliyor, yaşlı bayan ayakta sallanıyor.
Dolmuş kültürü tamamen bitmiş, yerini ulaş kartı almış. Telefondan bakıyorsun gidiyorsun, insan teması yok. Halk otobüsünde bir zamanlar insanlar konuşurdu, şimdi herkes kulaklıkta, maskelerde.
00