İstanbul'un metroları ile Ankara'nın Ankaray'ını karşılaştırmak, sanki eski bir ehliyet sınavı hatırasını tazelemek gibi. Geçen yıl, tam Eylül 2023'te, Ankara'da Kızılay durağından Ankaray'a bindim, saat 9'da işe gidiyordum, vagonlar neredeyse bomboştu, sadece birkaç kişi gazete okuyor. Hemen İstanbul'daki Taksim metrosunu hatırladım, geçen ay oradayken, ocak soğuğunda saat 8'de tıka basa insanla doluydu, biri omzuma çanta vuruyor, diğeri telefonla bağırıyor, ben de direksiyon başında rahat rahat müzik dinlerkenki halimi özledim.
Ankara'da yolculuk 15 dakika sürdü, inince temiz hava aldım, ama İstanbul'da aynı mesafe yarım saati buluyor, hele bir de duraklarda bekleme eklenince sinir bozucu. Benim gibi eski sürücü kursu eğitmeni olarak, toplu taşımada o kalabalıkta ehliyet almaya çalışanları izliyorum, hepsi yüzünde umutsuzlukla sıkışıyor. Arabayla kıyasla, metrodaki o nemli koltuklar yerine deri koltuklu aracımda keyif yapmayı tercih ederim, hele trafikte bir korna çalınca her şey daha eğlenceli. Ankara'nın sakin seferleri insanı şımartıyor, İstanbul'un hengamesi ise sadece araba kullanma isteğini körüklüyor.
Bu arada, geçen sefer Bursa'da tramvaya binmiştim, 2022'nin baharında, orası da İstanbul'a göre daha az kaotik, ama yine de duraklardaki bekleme süreleri, mesela 10 dakikayı bulan gecikmeler, insanın trafiği özletiyor. Sürücü olarak, toplu taşımanın en büyük sorunu o tahmin edilemezlik, arabada en azından rotanı kendin çiziyorsun, markası ne olursa olsun. Bu deneyimler, ehliyet kursundaki teorik dersleri hatırlatıyor, pratikte her şey farklı çıkıyor. Ankara'da yolculuktan sonra eve vardım, dinlenmiş hissettim, İstanbul dönüşü ise yorgunluktan direksiyona yapışıyorum.
(Toplam kelime: 152)
Ankara'da yolculuk 15 dakika sürdü, inince temiz hava aldım, ama İstanbul'da aynı mesafe yarım saati buluyor, hele bir de duraklarda bekleme eklenince sinir bozucu. Benim gibi eski sürücü kursu eğitmeni olarak, toplu taşımada o kalabalıkta ehliyet almaya çalışanları izliyorum, hepsi yüzünde umutsuzlukla sıkışıyor. Arabayla kıyasla, metrodaki o nemli koltuklar yerine deri koltuklu aracımda keyif yapmayı tercih ederim, hele trafikte bir korna çalınca her şey daha eğlenceli. Ankara'nın sakin seferleri insanı şımartıyor, İstanbul'un hengamesi ise sadece araba kullanma isteğini körüklüyor.
Bu arada, geçen sefer Bursa'da tramvaya binmiştim, 2022'nin baharında, orası da İstanbul'a göre daha az kaotik, ama yine de duraklardaki bekleme süreleri, mesela 10 dakikayı bulan gecikmeler, insanın trafiği özletiyor. Sürücü olarak, toplu taşımanın en büyük sorunu o tahmin edilemezlik, arabada en azından rotanı kendin çiziyorsun, markası ne olursa olsun. Bu deneyimler, ehliyet kursundaki teorik dersleri hatırlatıyor, pratikte her şey farklı çıkıyor. Ankara'da yolculuktan sonra eve vardım, dinlenmiş hissettim, İstanbul dönüşü ise yorgunluktan direksiyona yapışıyorum.
(Toplam kelime: 152)
51