Freelancer olmanın Türkiye'de zor olduğunu ilk 2018'de anladım, o yıl İstanbul'da evden çalışmaya başlayınca. O zamanlar bir grafik tasarım işi almıştım, müşteri Almanya'dan geliyordu, ama parayı çekmek için saatlerce banka kuyruğunda bekledim. Avrupa'da freelance'cılar PayPal'ı rahatça kullanıyor, ben ise Türkiye'de her transferde yüzde 5 komisyon ödüyorum, üstelik bankalar kur farkını keyfi çeviriyor.
Ödeme sistemleri burada bir kabusa dönüşüyor, mesela 2022'de Upwork'ten 1000 dolar kazandım, ama Wise üzerinden çekmeye çalışınca sistem iki gün kapalı kaldı. ABD'deki arkadaşlarım aynı platformda anında para çekiyor, hiç dert etmiyorlar, oysa ben her seferinde vergi beyannamesi doldurmak zorunda kalıyorum. Geçen yıl, tam ocak ayında, 500 euroluk bir projeyi tamamladım, banka hesabıma yattığında kur 18 TL'ydi ama çektiğimde 19 TL olmuştu, yani cebimden 100 TL gitti. Bu tür kayıplar freelance bütçemi sarsıyor, hele ki dolar kuru dalgalanırken.
Vergi mevzusu ayrı bir dert, 2019'da ilk faturamı kestiğimde Maliye'nin sitesinde saatler harcadım. Avrupa ülkelerinde freelance'cılar otomatik sistemlerle beyanname veriyor, ama Türkiye'de her ay defter tutmam gerekiyor, yoksa ceza yersin. Mesela geçen sene, nisan ayında, bir projeden 2000 TL kazandım, faturayı e-Devlet üzerinden girdim ama sistem hatası verdi, ertesi hafta düzeltmek için noter masrafı ödedim. Karşılaştırma yaparsam, Almanya'da tanıdığım bir freelancer hiç bu tür prosedürle uğraşmıyor, devlet teşvik bile veriyor, oysa ben her ay fatura derdine düşüyorum.
İş bulma süreci de Türkiye'de daha zorlu, 2021'de Fiverr'da profilimi güncelledim ama rekabet yüzünden tekliflerim hep düşük oluyor. Avrupa'da freelance platformları daha güvenilir, ödemeler garanti altında, ama burada müşteri güven vermiyor, bazen projeyi bitiriyorsun para alamıyorsun. Hatırlıyorum, 2020'de bir Ankara'daki şirketle anlaştım, web sitesi tasarımı için 1500 TL'ye pazarlık ettik, ama teslimattan sonra bahane uydurdular, üç ay uğraştım alacak için. Oysa ABD'deki meslektaşlarım aynı platformda sözleşme korumasından faydalanıyor, ben ise avukata para vermek zorunda kalıyorum.
Ekonomik dalgalanmalar freelance hayatını zora sokuyor, mesela enflasyon yüzünden 2023'te masraflarım ikiye katlandı. Geçen yaz, temmuz ayında, bir dijital pazarlama işinden 3000 TL kazandım ama kirayı ödemek için hepsini harcadım, oysa bir yıl önce aynı miktar rahat yetiyordu. Avrupa'da freelance'cılar sabit gelir planı yapabiliyor, ama Türkiye'de kur artışı her şeyi altüst ediyor. Benim gibi evden çalışanlar için bu, her ay bütçe hesaplamak demek, üstelik yakıt ve internet masrafları da yükseliyor.
Sağlık ve sosyal güvence de büyük bir eksiklik, 2019'da freelance'e geçince SGK primlerimi kendim ödemeye başladım, bu da aylık 500 TL'ye patladı. Avrupa'da freelance'cılar devlet destekli sigortadan yararlanıyor, ama burada kendi cebinden çıkarınca motivasyon düşüyor. Mesela geçen sene, kasım ayında grip olunca doktora gittim, faturayı cebimden ödedim, oysa bir işe bağlı olsam ücretsiz olacaktı. Bu tür zorluklar freelance'i Türkiye'de lüks bir hobi haline getiriyor.
Bankalarla uğraşmak da cabası, 2022'de bir uluslararası ödemeyi takip ederken hesap bloke edildi, sebebi belirsiz. Avrupa'da bankalar hızlı işlem yapıyor, ama burada her transfer sorguya çekiliyor, sanki suçlu muamelesi görüyorsun. Benim deneyimimde, bu süreçler zamanımı alıyor, mesela geçen ay 400 euroluk bir ödemeyi çekmek için üç banka şubesi dolaştım, her seferinde kimlik soruyorlar. Sonuçta, freelance olmak Türkiye'de hayatta kalmak mücadelesi gibi, ama ben yine de devam ediyorum, çünkü başka yol bulamıyorum. Bu yıl, mart ayında yeni bir proje aldım, umarım bu sefer sorun çıkmaz.
Ödeme sistemleri burada bir kabusa dönüşüyor, mesela 2022'de Upwork'ten 1000 dolar kazandım, ama Wise üzerinden çekmeye çalışınca sistem iki gün kapalı kaldı. ABD'deki arkadaşlarım aynı platformda anında para çekiyor, hiç dert etmiyorlar, oysa ben her seferinde vergi beyannamesi doldurmak zorunda kalıyorum. Geçen yıl, tam ocak ayında, 500 euroluk bir projeyi tamamladım, banka hesabıma yattığında kur 18 TL'ydi ama çektiğimde 19 TL olmuştu, yani cebimden 100 TL gitti. Bu tür kayıplar freelance bütçemi sarsıyor, hele ki dolar kuru dalgalanırken.
Vergi mevzusu ayrı bir dert, 2019'da ilk faturamı kestiğimde Maliye'nin sitesinde saatler harcadım. Avrupa ülkelerinde freelance'cılar otomatik sistemlerle beyanname veriyor, ama Türkiye'de her ay defter tutmam gerekiyor, yoksa ceza yersin. Mesela geçen sene, nisan ayında, bir projeden 2000 TL kazandım, faturayı e-Devlet üzerinden girdim ama sistem hatası verdi, ertesi hafta düzeltmek için noter masrafı ödedim. Karşılaştırma yaparsam, Almanya'da tanıdığım bir freelancer hiç bu tür prosedürle uğraşmıyor, devlet teşvik bile veriyor, oysa ben her ay fatura derdine düşüyorum.
İş bulma süreci de Türkiye'de daha zorlu, 2021'de Fiverr'da profilimi güncelledim ama rekabet yüzünden tekliflerim hep düşük oluyor. Avrupa'da freelance platformları daha güvenilir, ödemeler garanti altında, ama burada müşteri güven vermiyor, bazen projeyi bitiriyorsun para alamıyorsun. Hatırlıyorum, 2020'de bir Ankara'daki şirketle anlaştım, web sitesi tasarımı için 1500 TL'ye pazarlık ettik, ama teslimattan sonra bahane uydurdular, üç ay uğraştım alacak için. Oysa ABD'deki meslektaşlarım aynı platformda sözleşme korumasından faydalanıyor, ben ise avukata para vermek zorunda kalıyorum.
Ekonomik dalgalanmalar freelance hayatını zora sokuyor, mesela enflasyon yüzünden 2023'te masraflarım ikiye katlandı. Geçen yaz, temmuz ayında, bir dijital pazarlama işinden 3000 TL kazandım ama kirayı ödemek için hepsini harcadım, oysa bir yıl önce aynı miktar rahat yetiyordu. Avrupa'da freelance'cılar sabit gelir planı yapabiliyor, ama Türkiye'de kur artışı her şeyi altüst ediyor. Benim gibi evden çalışanlar için bu, her ay bütçe hesaplamak demek, üstelik yakıt ve internet masrafları da yükseliyor.
Sağlık ve sosyal güvence de büyük bir eksiklik, 2019'da freelance'e geçince SGK primlerimi kendim ödemeye başladım, bu da aylık 500 TL'ye patladı. Avrupa'da freelance'cılar devlet destekli sigortadan yararlanıyor, ama burada kendi cebinden çıkarınca motivasyon düşüyor. Mesela geçen sene, kasım ayında grip olunca doktora gittim, faturayı cebimden ödedim, oysa bir işe bağlı olsam ücretsiz olacaktı. Bu tür zorluklar freelance'i Türkiye'de lüks bir hobi haline getiriyor.
Bankalarla uğraşmak da cabası, 2022'de bir uluslararası ödemeyi takip ederken hesap bloke edildi, sebebi belirsiz. Avrupa'da bankalar hızlı işlem yapıyor, ama burada her transfer sorguya çekiliyor, sanki suçlu muamelesi görüyorsun. Benim deneyimimde, bu süreçler zamanımı alıyor, mesela geçen ay 400 euroluk bir ödemeyi çekmek için üç banka şubesi dolaştım, her seferinde kimlik soruyorlar. Sonuçta, freelance olmak Türkiye'de hayatta kalmak mücadelesi gibi, ama ben yine de devam ediyorum, çünkü başka yol bulamıyorum. Bu yıl, mart ayında yeni bir proje aldım, umarım bu sefer sorun çıkmaz.
00