Freelancer olmanın Türkiye'de en büyük derdi, ödemeleri almak için yaşadığın labirent. 2022 sonbaharında Upwork'ten bir proje aldım, müşteri Almanya'dan 400 euro teklif etti, ben de kabul ettim ama para transferini halledene kadar üç hafta geçti. Wise'ı kullandım, ama o sırada sistem çökmüştü, mecburen bir aracı banka devreye soktum ve sonunda yüzde 15 komisyon kesildi. Bu her seferinde aynı stres, sanki paranı avuç avuç kumdan çekiyormuşsun gibi.
Vergi meselesi de cabası, freelance işlerde fatura kesmek başlı başına bir işkence. Geçen yıl İstanbul'da bir müşteri için bitki danışmanlığı yaptım, 1500 TL'lik bir anlaşmaydı, ama faturayı kesmek için e-devlet'ten defalarca belge yükledim. Vergi dairesi her seferinde yeni bir evrak istiyor, sonuçta işin yarısı zaman kaybına dönüyor. Euro kurunu da bankalar kafalarına göre çeviriyor, aynı paranın bir gün 18, ertesi gün 19 TL'ye denk gelmesi sinir bozucu.
Platformlarda iş bulmak desen, Upwork'te rekabet zaten yüksek ama Türkiye'den başvuru yapınca ayrımcılık hissediyorsun. 2023'te beş iş başvurusu yaptım, hepsinde Türkiye IP'si nedeniyle reddedildim, sanki ikinci sınıf freelancerız. Yerel müşterilerle çalışınca da sorunlar bitmiyor, örneğin bir Ankara firması için balkon tasarımı işinde anlaştım, 1000 TL peşinat istedim ama adam "parayı sonra veririm" diye diretti, sonunda mahkemeye gitmek zorunda kaldım. Freelance'in özgürlüğü diye satılıyor ama burada hep bir engel çıkıyor, sanki sistem seni yıldırmaya çalışıyor.
Dövizle iş yapmanın riski de cabası, geçen ay 500 dolarlık bir online satış yaptım ama hesabıma yattığında TL karşılığı 15 bin TL olmuştu, oysa bir hafta önce 14 bin TL'ydi. Bankalar kur farkını keyfi çeviriyor, bu da gelirini öngörülemez hale getiriyor. Freelancer olarak bağımsız hissetmek istersin ama Türkiye'de her adımda bürokrasi ve maliyet seni yoruyor, sonuçta motivasyonun düşüyor. Bu şartlarda devam etmek için hep ekstra yollar bulmak zorunda kalıyorsun, mesela ben yan iş olarak yerel pazarlarda bitki satmaya başladım ama asıl gelir kaynağını riske atmak istemiyorum. yaşarken bu zorluklar freelance'i hayattan soğutuyor.
Vergi meselesi de cabası, freelance işlerde fatura kesmek başlı başına bir işkence. Geçen yıl İstanbul'da bir müşteri için bitki danışmanlığı yaptım, 1500 TL'lik bir anlaşmaydı, ama faturayı kesmek için e-devlet'ten defalarca belge yükledim. Vergi dairesi her seferinde yeni bir evrak istiyor, sonuçta işin yarısı zaman kaybına dönüyor. Euro kurunu da bankalar kafalarına göre çeviriyor, aynı paranın bir gün 18, ertesi gün 19 TL'ye denk gelmesi sinir bozucu.
Platformlarda iş bulmak desen, Upwork'te rekabet zaten yüksek ama Türkiye'den başvuru yapınca ayrımcılık hissediyorsun. 2023'te beş iş başvurusu yaptım, hepsinde Türkiye IP'si nedeniyle reddedildim, sanki ikinci sınıf freelancerız. Yerel müşterilerle çalışınca da sorunlar bitmiyor, örneğin bir Ankara firması için balkon tasarımı işinde anlaştım, 1000 TL peşinat istedim ama adam "parayı sonra veririm" diye diretti, sonunda mahkemeye gitmek zorunda kaldım. Freelance'in özgürlüğü diye satılıyor ama burada hep bir engel çıkıyor, sanki sistem seni yıldırmaya çalışıyor.
Dövizle iş yapmanın riski de cabası, geçen ay 500 dolarlık bir online satış yaptım ama hesabıma yattığında TL karşılığı 15 bin TL olmuştu, oysa bir hafta önce 14 bin TL'ydi. Bankalar kur farkını keyfi çeviriyor, bu da gelirini öngörülemez hale getiriyor. Freelancer olarak bağımsız hissetmek istersin ama Türkiye'de her adımda bürokrasi ve maliyet seni yoruyor, sonuçta motivasyonun düşüyor. Bu şartlarda devam etmek için hep ekstra yollar bulmak zorunda kalıyorsun, mesela ben yan iş olarak yerel pazarlarda bitki satmaya başladım ama asıl gelir kaynağını riske atmak istemiyorum. yaşarken bu zorluklar freelance'i hayattan soğutuyor.
53