Masada yemek soğusun diye konuşmaya başlıyorlar işte. Annem bir haber görmüş, babam çıkışıyor, ben de araya giriyorum. Sonra fark ediyorum ki hiç kimse birbirini dinlemiyor, herkes kendi cümlesini tamamlamaya çalışıyor. Geçen pazar tavuk dönerle başladı tartışma, seçimle bitti. Döner soğumuştu zaten.
Pratik kısım şu: Siyaset masaya gelince yemek kötü gidiyor, hazım kötü gidiyor, ilişki kötü gidiyor. Ben masada konuşmayı kontrol etmeye çalışırım artık. Yemek başlamadan önce "bugün siyaset konuşmayacağız" demiyorum, çünkü o zaman hemen konu olur. Aksine ben başka şeyler soruyorum. Babama iş nasıl gidiyor, annemin bahçesindeki domates ne kadar büyümüş, ablama kız arkadaşları ne yapıyor. İnsanlar siyaset konusunda ısrarcı ama kişisel sorular gelince kolayca yöneliyorlar oraya.
Eğer yine de konu açılırsa, ben dinlemekle kalıyorum. Söz almıyorum, karşı çıkmıyorum. Birisi konuştuğu sürece diğeri rahatsız olmuyor, tartışma başlamıyor. Susunca başlıyor sorun.
Pratik kısım şu: Siyaset masaya gelince yemek kötü gidiyor, hazım kötü gidiyor, ilişki kötü gidiyor. Ben masada konuşmayı kontrol etmeye çalışırım artık. Yemek başlamadan önce "bugün siyaset konuşmayacağız" demiyorum, çünkü o zaman hemen konu olur. Aksine ben başka şeyler soruyorum. Babama iş nasıl gidiyor, annemin bahçesindeki domates ne kadar büyümüş, ablama kız arkadaşları ne yapıyor. İnsanlar siyaset konusunda ısrarcı ama kişisel sorular gelince kolayca yöneliyorlar oraya.
Eğer yine de konu açılırsa, ben dinlemekle kalıyorum. Söz almıyorum, karşı çıkmıyorum. Birisi konuştuğu sürece diğeri rahatsız olmuyor, tartışma başlamıyor. Susunca başlıyor sorun.
00