türkiye'de eğitim sistemiyle ilk tanışmam 90'ların sonunda, anadolu lisesi kazanmak için test çözerek geçti. o günden beri de değişen tek şey, testin markası oldu. fen lisesi, özel okul, düz lise... hepsinde aynı mesele: ezber. soruyu görüyorsun, cevabı işaretliyorsun, oturup düşünüp farklı bir çözüm denemek yok. 2012'de üniversite sınavına girerken de yine en hızlı kim cevaplıyor, o önemliydi.
almanya'da bir süre yaşadım, orada okula giden kuzenim bana proje ödevlerini gösterdi. çocuk, kartondan enerji santrali yapmış. bizde ise hâlâ “kurtuluş savaşı'nı yaz” diye kompozisyon ödevleri. 2023'te bile değişmeyen bu düzen, memlekette çocukları yüzlerce test kitabının altında bırakıyor. düşünmekten çok, hatırlamak makbul.
herkes eğitim sistemi diyor ama bence asıl mesele bu sınav takıntısı. test çözme kabiliyetiyle zeki olmanın karıştırılması. mezun olunca da iş hayatında kimse sana “bu formül neydi” diye sormuyor, ama “sorun çözebiliyor musun” diyor. türkiye’nin en büyük sorunu, eğitimi bir yarışa çevirmesi. insanı unuttuk, sıralamaya takıldık.
almanya'da bir süre yaşadım, orada okula giden kuzenim bana proje ödevlerini gösterdi. çocuk, kartondan enerji santrali yapmış. bizde ise hâlâ “kurtuluş savaşı'nı yaz” diye kompozisyon ödevleri. 2023'te bile değişmeyen bu düzen, memlekette çocukları yüzlerce test kitabının altında bırakıyor. düşünmekten çok, hatırlamak makbul.
herkes eğitim sistemi diyor ama bence asıl mesele bu sınav takıntısı. test çözme kabiliyetiyle zeki olmanın karıştırılması. mezun olunca da iş hayatında kimse sana “bu formül neydi” diye sormuyor, ama “sorun çözebiliyor musun” diyor. türkiye’nin en büyük sorunu, eğitimi bir yarışa çevirmesi. insanı unuttuk, sıralamaya takıldık.
00