Beklendiği gibi, dinci elitlerin kendi içinden yeni bir lider çıkarıldı ve koltuk Mücteba Hamaney’e devredildi. 13 Mart 2026’da yaptığı o ilk konuşmada, Şii siyasi jargonuna sarılarak “istikrar” vurgusu yaptı ama aslında ortada eski düzenin aynen devam edeceğinin ilanı vardı. Halkta heyecan yok, aksine 2022’den beri tırmanan öfke ve sıkışma hâlâ canlı. Kendi çevremde, İran’dan göç eden birkaç arkadaşta biraz umutsuzluk biraz da öfke gördüm bugün; yeni bir yüz ama aynı zihniyet. Hiçbir reform vaadi, hiçbir açılım sinyali yok. İran’ın yaşadığı bu içe kapanmışlık döngüsünde yeni liderin de taş üstüne taş koyacağını zerre düşünmüyorum. Sonuç: Tahran’da değişen tek şey, ismin başındaki soyadı.