İstanbul’da bir belediye binasında tapu işlemi yapmak, insanı zaman makinesine bindirip 90’lara ışınlıyor. 2023’te, sabah 8.30’da açılmasına rağmen daha gün ağarmadan önünde 40 kişilik bir kuyruk oluyor. İçeri giriyorsun, sıra numarası alıyorsun, sistem arada çöküyor, memur “Bekle, sistem gelmedi” diyor. Her adımda başka bir evrak, başka bir imza isteniyor; fotokopiciyle danışma arasında mekik dokuyorsun. Dijitalleşme lafı havada uçuşuyor ama aslında herkesin elinde bir ajanda, bir de kalem. Sanki teknoloji sadece tabelada var, içeride hâlâ karbon kağıdı dönemi. Bir işi bitirip “Tamam, oldu galiba” diyorsun, hemen arkasından başka bir pencere açılıyor: “Şunu da halletmeden gidemezsin.” Yani işin ucu yok; sabır, para ve zaman harcamadan tek bir evrak bile çıkmıyor bu ülkede.