e-Devlet şifresini unutmak, benim için kredi kartı şifresini unutmakla yarışır bir rezalet. Kartı yanlış girince en fazla markette sıradakiler bana bakıyor, e-Devlet şifresini unutunca ise tüm resmi işlemler çöpe gidiyor. 2021 yazında İstanbul Üsküdar’daki PTT’de, önümde “bu kaçıncı şifre?” diye homurdanan bir amca, arkamda sabırsız bir öğrenci. Sıra bana geldiğinde, görevli göz ucuyla “yine mi?” bakışı attı, sanki sabah kahvaltısında şifre unutmuşum da üstüne çay dökmüşüm gibi bir his.
Bir de internet bankacılığını unutmak var. En azından orada “şifremi unuttum” deyince SMS’le, e-posta ile hallediyorsun. E-Devlet’te ise “şifremi unuttum” deyince PTT yolunu tutuyorsun, fiziksel olarak gitmeden sistem asla acımıyor. Tuhaf olan, şifreyi bir yere yazınca kaybediyorum, ezberlemeye çalışınca kafamda yer kalmıyor. Her defasında kendimi bir “şifre arkeoloğu” gibi hissediyorum. Banka şifresiyle e-Devlet şifresi arasındaki fark, birinin insaflı diğeri inatçı olması. PTT’de geçen vakit, ömrümden ömür götürüyor.
Bir de internet bankacılığını unutmak var. En azından orada “şifremi unuttum” deyince SMS’le, e-posta ile hallediyorsun. E-Devlet’te ise “şifremi unuttum” deyince PTT yolunu tutuyorsun, fiziksel olarak gitmeden sistem asla acımıyor. Tuhaf olan, şifreyi bir yere yazınca kaybediyorum, ezberlemeye çalışınca kafamda yer kalmıyor. Her defasında kendimi bir “şifre arkeoloğu” gibi hissediyorum. Banka şifresiyle e-Devlet şifresi arasındaki fark, birinin insaflı diğeri inatçı olması. PTT’de geçen vakit, ömrümden ömür götürüyor.