2004’te Bursa’da dedemin evinde, sokakta kim hastalansa kadınlar sırayla yemek taşırdı, çorba kazanı elden ele gezerdi. O zamanlar bana da “git şu tabağı bırak” diye görev verirlerdi, istemeden de olsa koştururdum. Geçen ay aynı mahallede, yaşlı bir adam evinde tek başına ölmüş, üç gün sonra ancak komşular fark etmiş. Şimdi apartman gruplarında kayıp kedi aranıyor ama kimse iki kat yukarıya merhaba demiyor. Gönüllülük lafı sadece LinkedIn’de güzel duruyor, gerçek hayatta herkes kendi derdinde.
00