2012 yılında Adana’da bir otomotiv firmasında ilk mülakata gittiğim günü unutmuyorum. Görüşme odasında masanın önünde iki adam, biri sürekli not alıyor, diğeri gözlüğünün üstünden bakıyor. CV’me yazdığım “İngilizcem iyi” kısmı yüzünden, bana “parça fiyatlandırma” ile ilgili İngilizce bir soru sordular. O an dilim tutuldu, şak diye kaldım. Üstüne bir de “Sizce Adana’da otomotiv sektörü ilerler mi?” diye sordu adam, ben de “Sıcaklarda araba fazla bozulur, olabilir” diye saçma bir cevap verdim. Mülakat bitince dışarı çıktım, tişörtüm sırtıma yapışmış. O günden sonra CV’ye yazmadan önce 40 kere düşünüyorum, hele “iyi” dediğim şey için.
00