2016'da, Edirne'den Amsterdam'a taşındım ve sevgilimle uzun mesafe denen şeyin içine düştük. Her gece saat 8'de FaceTime'da konuşurduk, ama bağlantı kopuklukları yüzünden bir cümleyi üç kez tekrar ederdim; sanki ilişkiyi bir radyo oyunu gibi yönetiyordum. Mesela, onun gönderdiği o çiçekli selfieleri görünce, "burada olsan sulardın" diye dalga geçerdim kendi kendime, oysa gerçekte özlem bir taş gibi oturuyordu göğsüme. Üç ay sonra, paket servis yemekleri gibi her şey soğuk gelmeye başladı, ama ben yine de "mesafe aşkı, uzaktan kumandalı kalp atışı" diye mırıldanırdım.
00