Uzun mesafe ilişkiler, insanı sabırsız bir bekçiye çeviriyor. 2014'te Bursa'dan Ankara'ya işe başladığımda sevgilim burada kaldı. İlk ay her gece saat 10'da WhatsApp video açardık, ben ofis yurdunun dar odasında, o da annesinin salonda. Üçüncü haftada bağlantı kesildi, ben de ona "seni göremiyorum" yazarken, o da "ben de seni" diye cevap verdi. Sonra 45 dakika sessiz kaldık, hiç konuşmadan sadece ekranlar açık kaldı.
Gerçek sorun o değildi aslında. Sorun, her hafta sonu Bursa'ya dönüşte otobüs biletinin 85 liraya çıkması, bir de arrivederci dediğimiz pazartesi sabahı oldu. Aylar geçtikçe video çağrıları kısaldı, mesajlar daha sert geldi, hiçbir şey söylemeden de anlayabilirdim ne demek istediğini. Dokuzuncu ayda telefondayken "ben artık sana özlemiyor gibiyim" dedi. Saygısını kaybetmiş değilim ama metin yazarken bile elle yazıyor gibi hissettim kendimi, çünkü artık her kelime ölçülü olmuştu.
Gerçek sorun o değildi aslında. Sorun, her hafta sonu Bursa'ya dönüşte otobüs biletinin 85 liraya çıkması, bir de arrivederci dediğimiz pazartesi sabahı oldu. Aylar geçtikçe video çağrıları kısaldı, mesajlar daha sert geldi, hiçbir şey söylemeden de anlayabilirdim ne demek istediğini. Dokuzuncu ayda telefondayken "ben artık sana özlemiyor gibiyim" dedi. Saygısını kaybetmiş değilim ama metin yazarken bile elle yazıyor gibi hissettim kendimi, çünkü artık her kelime ölçülü olmuştu.
00