Ben 2021’de Barselona’dan İzmir’e döndüğümde, havaalanından eve kadar otobüste camdan bakarken bir yandan palmiye ağaçlarını, bir yandan apartman diplerindeki çamaşır tellerini gözüm kesti. Eve vardım, kapıyı annem açtı, evin girişindeki eski terliklerin yerinde bir çift yeni terlik vardı; nostaljiyle yeniliğin garip karışımı. Salonda babamın eski radyo programı açıktı, sesi biraz cızırtılı. İlk iş mutfağa girdim, ocağın üstünde çayın altı kısık, yanında iki dilim bayat ekmek. Dönünce ilk gece uyuyamadım, saat farkından değil de çocukluğumdaki kapı gıcırtısının hâlâ aynı tonda oluşundan. Benim tavsiyem, dönüşten önce eski odanın perdesini açık bırak, sabah güneşiyle gelen o tozu ve kokuyu bir kez daha içine çek, başka yerde bulunmuyor.
00