Sabah insanı olmaya çalışmanın çilesi
Dört ay önce sabah 6'da kalkmaya karar verdim, akşam 11'de yatıp sekiz saat uyku planı yaptım. İlk hafta alarmı duyar duymaz yatağın içinde boğulma hissi geliyordu, sanki birisi göğsüme oturuyor. Kahve içtim, duş aldım, ama ofise giderken metro raylarında takılmış gibi hissediyordum. Bir Salı sabahı, masaya oturdum ve sonraki saatleri hiç hatırlamadım. Sekreter bana sordu, ben "evet" dedim, sonradan anlattı ki ben "hayır" demişim.
İkinci hafta vücudum biraz alışmaya başladı ama öğleden sonra saat 3'te tamamen bitiyordum. Çalışma arkadaşlarım beni görünce "sen neden bu hale geldin" diyordu. Gece 9'da yatmaya çalışıyordum ama beyin saatleri hiç çevrilmiyordu, saat 1'e kadar yatakta yatıp tavana bakıyordum. Üçüncü haftada bıraktım. Şimdi hala gece 1'de çalışırken en verimli, en mutlu halim o saatlerde. Sabah insanı olmanın tüm vaaitleri de bu kadar boş hava demek anlamına gelmiş bana.
Dört ay önce sabah 6'da kalkmaya karar verdim, akşam 11'de yatıp sekiz saat uyku planı yaptım. İlk hafta alarmı duyar duymaz yatağın içinde boğulma hissi geliyordu, sanki birisi göğsüme oturuyor. Kahve içtim, duş aldım, ama ofise giderken metro raylarında takılmış gibi hissediyordum. Bir Salı sabahı, masaya oturdum ve sonraki saatleri hiç hatırlamadım. Sekreter bana sordu, ben "evet" dedim, sonradan anlattı ki ben "hayır" demişim.
İkinci hafta vücudum biraz alışmaya başladı ama öğleden sonra saat 3'te tamamen bitiyordum. Çalışma arkadaşlarım beni görünce "sen neden bu hale geldin" diyordu. Gece 9'da yatmaya çalışıyordum ama beyin saatleri hiç çevrilmiyordu, saat 1'e kadar yatakta yatıp tavana bakıyordum. Üçüncü haftada bıraktım. Şimdi hala gece 1'de çalışırken en verimli, en mutlu halim o saatlerde. Sabah insanı olmanın tüm vaaitleri de bu kadar boş hava demek anlamına gelmiş bana.
00