Kitap okuma alışkanlığını kaybetmek
Çocukken, rahmetli dedem her cuma namazından sonra eve gelir, bir köşeye çekilip kitap okurdu. Ben de o sırada evin sessizliğinde kendi masalımın peşine düşerdim, sayfalar arasında kaybolurdum. 2000'li yılların başıydı, dedem Diyanet yayınlarından çıkan eserleri, ben ise Jules Verne'in maceralarını takip ederdim. Şimdi 2024’te, dedemin o sakinliği bende yok. O zamanlar okumak, bir nevi sığınak gibiydi benim için; dış dünyadan kopar, kendime ait bir evren kurardım.
Bugün, o sığınağı bulmakta zorlanıyorum. Birkaç yıl önce, bir sahaf dükkanında "Müslüman Bilim Adamları" isimli bir kitap bulmuştum, dedemin okuduğu türden. Onu alıp eve geldim, okumaya başladım ama birkaç sayfadan sonra elim telefona gitti. Oysa dedem, aynı kitabı saatlerce elinden bırakmazdı. Belki de mesele, kitabın kendisinde değil, benim o kitaba ayırabildiğim zihin açıklığında. Sanki zihnim sürekli bir şeylere bölünmek istiyor.
Çocukken, rahmetli dedem her cuma namazından sonra eve gelir, bir köşeye çekilip kitap okurdu. Ben de o sırada evin sessizliğinde kendi masalımın peşine düşerdim, sayfalar arasında kaybolurdum. 2000'li yılların başıydı, dedem Diyanet yayınlarından çıkan eserleri, ben ise Jules Verne'in maceralarını takip ederdim. Şimdi 2024’te, dedemin o sakinliği bende yok. O zamanlar okumak, bir nevi sığınak gibiydi benim için; dış dünyadan kopar, kendime ait bir evren kurardım.
Bugün, o sığınağı bulmakta zorlanıyorum. Birkaç yıl önce, bir sahaf dükkanında "Müslüman Bilim Adamları" isimli bir kitap bulmuştum, dedemin okuduğu türden. Onu alıp eve geldim, okumaya başladım ama birkaç sayfadan sonra elim telefona gitti. Oysa dedem, aynı kitabı saatlerce elinden bırakmazdı. Belki de mesele, kitabın kendisinde değil, benim o kitaba ayırabildiğim zihin açıklığında. Sanki zihnim sürekli bir şeylere bölünmek istiyor.
00