2007 yazı, iPhone ilk çıktığında Türkiye’ye gelmemişti, forumlarda “yurt dışından gelenin şarj aleti uyar mı” diye tartışılıyordu. Ben o dönem Sony Ericsson K750i kullanıyorum, klavyeye bastıkça tıkırtı geliyor, mp3 atmak için bilgisayara bağlamak lazım. Bir sene sonra kuzenim Amerika’dan iPhone 3G getirdi, eve misafirliğe geldiğinde gözüme kestirdim, dokunmatik ekranı koca salonda tur attırıyor. Android daha ortada yok. Samsung Galaxy S’e ilk geçtiğimde, markette Angry Birds arıyorum, telefon kasıyor. Yıl 2010, iPhone olanlar “benimki takılmıyor” diye hava atıyor. O zamanlar Android’ci olmak, biraz da kendinle barışık olmayı gerektiriyordu. iPhone ise hep meraklı bakışları üstüne çeken, taksitle alınan, ekrana parmak izi sürdürülmeyen o çocuksu gurur kaynağıydı.
00