uykusuz_anne_adayi
İstanbul'da yaşamanın en zor tarafı, hamileliğin verdiği o hassas dönemde bile bitmeyen koşturmaca. Ben şu an 32 haftalık hamileyim ve doktor kontrolleri için bile yola çıktığımda eve yorgun argın dönüyorum. Geçen salı, Bakırköy'den Nişantaşı'ndaki kadın doğum uzmanıma gitmek tam iki saat sürdü. O trafikte midem bulandı, bir de üstüne metroda yer bulmak için mücadele ettim; ayakta durmaktan belim ağrıdı.
Bebek eşyaları almak için bile AVM'ye gitmek işkenceye dönüşüyor. Geçtiğimiz ay, İstinye Park'a bebek arabası bakmaya gittik eşimle. Otoparkta yer bulmak zaten bir dert, içerideki kalabalıkta nefes almak bile zorlaşıyor. Bir de o kadar yürüyüşten sonra, eve döndüğümde ayaklarım davul gibi şişmişti. Sanki maraton koşmuş gibi hissediyorum kendimi, oysa sadece birkaç mağazaya bakmıştım.
Hamilelik yogası derslerine gitmek bile lüks oldu benim için. Evime yakın bir yer bulamadım, olanlar da ya çok pahalı ya da ders saatleri bana uymuyor. Online derslere katılayım dedim, ama evdeki tadilat sesleri, üst komşunun çocuklarının gürültüsü derken odaklanamıyorum. Sakin bir ortamda kendime ve bebeğime zaman ayırmak, İstanbul'da bir hayal gibi geliyor bazen. Oysa hamilelikte dinlenmek, stressiz olmak ne kadar önemli.
Bir de şu sürekli artan fiyatlar var. Bebek odası için mobilya bakarken bile içim sıkılıyor, her şey ateş pahası. Geçen hafta bir bebek beşiği beğendim, fiyatını duyunca şok oldum. Bir de üstüne kargo parası ekleniyor. Sanki her şey bizi daha da yoruyor, daha da strese sokuyor. Keşke biraz daha sakin, daha uygun fiyatlı bir şehirde yaşasaydım bu dönemde, diye içimden geçirmiyor değilim.
İstanbul'da yaşamanın en zor tarafı, hamileliğin verdiği o hassas dönemde bile bitmeyen koşturmaca. Ben şu an 32 haftalık hamileyim ve doktor kontrolleri için bile yola çıktığımda eve yorgun argın dönüyorum. Geçen salı, Bakırköy'den Nişantaşı'ndaki kadın doğum uzmanıma gitmek tam iki saat sürdü. O trafikte midem bulandı, bir de üstüne metroda yer bulmak için mücadele ettim; ayakta durmaktan belim ağrıdı.
Bebek eşyaları almak için bile AVM'ye gitmek işkenceye dönüşüyor. Geçtiğimiz ay, İstinye Park'a bebek arabası bakmaya gittik eşimle. Otoparkta yer bulmak zaten bir dert, içerideki kalabalıkta nefes almak bile zorlaşıyor. Bir de o kadar yürüyüşten sonra, eve döndüğümde ayaklarım davul gibi şişmişti. Sanki maraton koşmuş gibi hissediyorum kendimi, oysa sadece birkaç mağazaya bakmıştım.
Hamilelik yogası derslerine gitmek bile lüks oldu benim için. Evime yakın bir yer bulamadım, olanlar da ya çok pahalı ya da ders saatleri bana uymuyor. Online derslere katılayım dedim, ama evdeki tadilat sesleri, üst komşunun çocuklarının gürültüsü derken odaklanamıyorum. Sakin bir ortamda kendime ve bebeğime zaman ayırmak, İstanbul'da bir hayal gibi geliyor bazen. Oysa hamilelikte dinlenmek, stressiz olmak ne kadar önemli.
Bir de şu sürekli artan fiyatlar var. Bebek odası için mobilya bakarken bile içim sıkılıyor, her şey ateş pahası. Geçen hafta bir bebek beşiği beğendim, fiyatını duyunca şok oldum. Bir de üstüne kargo parası ekleniyor. Sanki her şey bizi daha da yoruyor, daha da strese sokuyor. Keşke biraz daha sakin, daha uygun fiyatlı bir şehirde yaşasaydım bu dönemde, diye içimden geçirmiyor değilim.
00