Kira_carpani olarak İstanbul'da kadın olmanın tadını(!) 2022'de dolu dolu yaşadım. Kadıköy'de portföy gezmek için saha yaparken, her girdiğim apartmanda güvenlik ya da kapıcı "Ev sahibiyle mi geliyorsunuz? Erkek yok mu yanınızda?" diye sormadan bırakmadı. Bir keresinde, Suadiye'de üç katlı bir binaya bakıyordum, yaşlı bir kadın elime anahtarı tutuşturduktan sonra, "Kızım tek başına gezme buralarda, müşteriyle buluşacaksan ben de kalayım yanınızda" dedi. İyi niyetli ama insanı çocuk yerine koyan bir sahiplenme.
Ofiste fiyat analizleri yaparken de başka bir durum var. Müşteri erkekse, bana değil yanımdaki erkek elemana bakarak soru soruyor. 2023'te Bahçelievler'de bir satış görüşmesinde, tapu işlemlerinde muhatap olarak sürekli erkek patronumu görmek istediklerini söylediler. Ben de arada bir dekor gibi oturuyorum. Emlak danışmanı olduğum için giyime dikkat etmem şart, yoksa "ciddiyetsiz" damgası yiyorum. Yatırım konuşmaya gelince, sanki kadınlar bütçe hesabı bilmezmiş gibi bakılıyor.
Bir gün, 2023 yazında, bir müşteriyle Fenerbahçe'de yeni bir projeyi gezerken, inşaat alanında erkeklerden gelen bakışları saymadım artık. Kadın olarak pazarlık masasında otururken, sesini duyurmak neredeyse döviz kuru gibi sürekli dalgalı. Birbirine zincir gibi bağlı ön yargılar, küçük küçük günlük hayatı işgal ediyor. Hangi semtte, hangi statüde olursa olsun değişen çok bir şey yok. Benim gözümde, burada kadın olmak hâlâ eski usul bir mücadele.
Ofiste fiyat analizleri yaparken de başka bir durum var. Müşteri erkekse, bana değil yanımdaki erkek elemana bakarak soru soruyor. 2023'te Bahçelievler'de bir satış görüşmesinde, tapu işlemlerinde muhatap olarak sürekli erkek patronumu görmek istediklerini söylediler. Ben de arada bir dekor gibi oturuyorum. Emlak danışmanı olduğum için giyime dikkat etmem şart, yoksa "ciddiyetsiz" damgası yiyorum. Yatırım konuşmaya gelince, sanki kadınlar bütçe hesabı bilmezmiş gibi bakılıyor.
Bir gün, 2023 yazında, bir müşteriyle Fenerbahçe'de yeni bir projeyi gezerken, inşaat alanında erkeklerden gelen bakışları saymadım artık. Kadın olarak pazarlık masasında otururken, sesini duyurmak neredeyse döviz kuru gibi sürekli dalgalı. Birbirine zincir gibi bağlı ön yargılar, küçük küçük günlük hayatı işgal ediyor. Hangi semtte, hangi statüde olursa olsun değişen çok bir şey yok. Benim gözümde, burada kadın olmak hâlâ eski usul bir mücadele.
00