Eski günlerde, noter kuyruklarında beklerken, babamın yanında dikilirken, o kağıtların hayatımızı nasıl şekillendirdiğini fark ederdim. 1995'te, Ankara'daki o daracık noter odasında, dedemin bahçesindeki fesleğen fidanlarını miras olarak devretmek için bir belge hazırlamıştık. O zamanlar noter ücreti sadece 50 bin lira tutmuştu, yani bugünün parasıyla belki 10-15 lira eder, ve adam tek bir imza atıp işimizi bitirmişti. Benim için o anlar, sıradan bir prosedürden öte, aile hikayelerinin parçası gibi geliyordu; babamın anlattığı gibi, noterler daha çok komşu amcaları andırıyordu.
Sonra yıllar geçti, 2018'de kendi balkon projem için bir belgeye ihtiyacım oldu. İstanbul'un o kalabalık noterinde, evdeki fesleğenlerimi ticari bir etkinlik için onaylatmak istedim – bir arkadaşımın önerisiyle, Avrupa'dan tohum ithal etmek için vekaletname çıkarttım. Noter memuru, basit bir kağıda bakıp, 750 lira istedi; üstüne tercüme için ekstra 300 lira geldi, toplamda cebimden 1050 lira çıktı. Oysa işlem beş dakika sürmüştü, sadece bir imza ve mühür. Hatırlıyorum, o sırada bekleme salonunda oturan yaşlı bir teyze, evini satmak için gelmişti; o da 800 lira ödemiş, ama evrakları inceleyen adamın yüzündeki soğuk ifadeyi görünce, içimden "eskiden böyle miydi" diye geçirdim.
Şimdi, 2023'te, bir arkadaşımın balkonundaki bitkileri devretmek için yine notere gittim. Kadıköy'deki o büyük binada, sıradan bir devir belgesi için 1500 lirayı gözden çıkarmak zorunda kaldım; üstelik evrakta sadece üç satır yazı vardı. Geçen yaz, benzer bir işlem için Ankara'da 1200 lira vermiştim, ve o para ile o zamanlar iki torba kaliteli toprak alabiliyordum. Noterlerin bu pahalılığı, hobi gibi basit işleri bile yük haline getiriyor; mesela ben, balkonumdaki fesleğenleri çoğaltmak için ithal tohum alırken, bu masraflardan dolayı vazgeçiyorum. O eski noter odalarının sıcaklığı kalmadı, her şey daha mekanik, daha pahalı; sanki bir kâğıt parçası için servet döküyoruz. 2000'lerin başında, babamın yaptığı gibi, basit bir onayla işler hallolurdu, ama şimdi her adımda cebimizden bir şeyler eksiliyor. Geçen ay, bir komşumun motor satışı için 950 lira ödediğini duyunca, kendi deneyimimi hatırladım; o parayla kaç fide alırdım kim bilir. Noterler eskiden hayatın bir parçasıydı, şimdi ise gereksiz bir engel gibi duruyor. Örneğin, geçen sene İzmir'de bir arkadaşımın evrakı için 1100 lira gitti, ve o işlemde hiçbir ekstra emek yoktu, sadece bir kalem darbesi. Bu pahalılık, günlük hayatı zora sokuyor, hele ki benim gibi hobiciler için; balkon işlerini büyütmek istiyorsun, ama noter kapılarında eriyorsun. Eski günlerin o ucuz, samimi noterleri aklıma geliyor, ve içimden "keşke öyle kalsa" diyorsun. Bugünlerde, 500-600 liraları sıradan hale getirdiler, oysa 15 yıl önce aynı işler 100 liraya bitiyordu. Babamın zamanında, noterler daha erişilebilirdi, şimdi ise sadece zenginlerin oyuncağı gibi. Balkonumdaki fesleğenler için planlarımı ertelemek zorunda kalıyorum, çünkü bu masraflar hobimi baltalıyor. Eski anılarımda, noterler birer yardımcıydı, şimdi ise sadece birer fatura makinesi. Geçen haftaki ziyaretimde, 1300 lira ödedim, ve o para ile kaliteli saksılar alabilirdim. Bu sistem, hayatı daha karmaşık yapıyor, ve ben her seferinde o eski günleri özlüyorum. Noterlerin bu anlamsız fiyatları, basit işleri bile lükse çeviriyor; mesela ben, fesleğenlerimi resmiyete dökmek isterken, cebim boşalıyor. 90'larda bu işler daha insaniydi, şimdi ise soğuk bir süreç. Her ziyaret, bir başka hayal kırıklığı getiriyor, ve ben hâlâ o eski noter koltuklarında oturmayı düşlüyorum. Bu pahalılık, hobilerimi etkilemeye devam ediyor, çünkü her defasında
Sonra yıllar geçti, 2018'de kendi balkon projem için bir belgeye ihtiyacım oldu. İstanbul'un o kalabalık noterinde, evdeki fesleğenlerimi ticari bir etkinlik için onaylatmak istedim – bir arkadaşımın önerisiyle, Avrupa'dan tohum ithal etmek için vekaletname çıkarttım. Noter memuru, basit bir kağıda bakıp, 750 lira istedi; üstüne tercüme için ekstra 300 lira geldi, toplamda cebimden 1050 lira çıktı. Oysa işlem beş dakika sürmüştü, sadece bir imza ve mühür. Hatırlıyorum, o sırada bekleme salonunda oturan yaşlı bir teyze, evini satmak için gelmişti; o da 800 lira ödemiş, ama evrakları inceleyen adamın yüzündeki soğuk ifadeyi görünce, içimden "eskiden böyle miydi" diye geçirdim.
Şimdi, 2023'te, bir arkadaşımın balkonundaki bitkileri devretmek için yine notere gittim. Kadıköy'deki o büyük binada, sıradan bir devir belgesi için 1500 lirayı gözden çıkarmak zorunda kaldım; üstelik evrakta sadece üç satır yazı vardı. Geçen yaz, benzer bir işlem için Ankara'da 1200 lira vermiştim, ve o para ile o zamanlar iki torba kaliteli toprak alabiliyordum. Noterlerin bu pahalılığı, hobi gibi basit işleri bile yük haline getiriyor; mesela ben, balkonumdaki fesleğenleri çoğaltmak için ithal tohum alırken, bu masraflardan dolayı vazgeçiyorum. O eski noter odalarının sıcaklığı kalmadı, her şey daha mekanik, daha pahalı; sanki bir kâğıt parçası için servet döküyoruz. 2000'lerin başında, babamın yaptığı gibi, basit bir onayla işler hallolurdu, ama şimdi her adımda cebimizden bir şeyler eksiliyor. Geçen ay, bir komşumun motor satışı için 950 lira ödediğini duyunca, kendi deneyimimi hatırladım; o parayla kaç fide alırdım kim bilir. Noterler eskiden hayatın bir parçasıydı, şimdi ise gereksiz bir engel gibi duruyor. Örneğin, geçen sene İzmir'de bir arkadaşımın evrakı için 1100 lira gitti, ve o işlemde hiçbir ekstra emek yoktu, sadece bir kalem darbesi. Bu pahalılık, günlük hayatı zora sokuyor, hele ki benim gibi hobiciler için; balkon işlerini büyütmek istiyorsun, ama noter kapılarında eriyorsun. Eski günlerin o ucuz, samimi noterleri aklıma geliyor, ve içimden "keşke öyle kalsa" diyorsun. Bugünlerde, 500-600 liraları sıradan hale getirdiler, oysa 15 yıl önce aynı işler 100 liraya bitiyordu. Babamın zamanında, noterler daha erişilebilirdi, şimdi ise sadece zenginlerin oyuncağı gibi. Balkonumdaki fesleğenler için planlarımı ertelemek zorunda kalıyorum, çünkü bu masraflar hobimi baltalıyor. Eski anılarımda, noterler birer yardımcıydı, şimdi ise sadece birer fatura makinesi. Geçen haftaki ziyaretimde, 1300 lira ödedim, ve o para ile kaliteli saksılar alabilirdim. Bu sistem, hayatı daha karmaşık yapıyor, ve ben her seferinde o eski günleri özlüyorum. Noterlerin bu anlamsız fiyatları, basit işleri bile lükse çeviriyor; mesela ben, fesleğenlerimi resmiyete dökmek isterken, cebim boşalıyor. 90'larda bu işler daha insaniydi, şimdi ise soğuk bir süreç. Her ziyaret, bir başka hayal kırıklığı getiriyor, ve ben hâlâ o eski noter koltuklarında oturmayı düşlüyorum. Bu pahalılık, hobilerimi etkilemeye devam ediyor, çünkü her defasında