Geçen yıl, tam da pandemi sonrası ilk bahar temizliğinde, balkonumdaki fesleğenleri çoğaltmak için ihtiyacım olan ithal tohumları getirtmiştim. O sırada, bir noter onayını atlamışım meğer, Hollanda'dan gelen zarfın içindeki belgeler Türkiye gümrüğünde takılmıştı. 2022 Mayıs'ında, Kadıköy'deki o eski noter binasına gittim, merdivenleri tırmanırken aklıma 90'ların başında babamın araba devri için aynı binaya koşturduğu günler geldi. O zamanlar noterler daha az resmiydi sanki, ama fiyatlar şimdiye göre daha makulmuş, en azından babamın anlattığına göre 1995'te bir devir işlemi 50 bin lira tutmuştu, ki o dönem asgari ücret 150 bin lira civarındaydı. Benim işimse basit bir ithalat onayıydı, ama noter memuru kağıtlara şöyle bir bakıp 750 lira istedi, üstelik evraklar zaten İngilizceydi ve tercüme gerekmiyordu.
O gün noter binasında saatlerce bekledim, koridorda otururken etrafımdaki herkesin benzer dertlerle boğuştuğunu gördüm. Yanımda oturan adam, 2010'da eşinin pasaportunu yenilemek için geldiğini söyledi, o zamanlar 100 lira yetiyordu ama şimdi aynı işlem için 500 lira yazıyorlarmış. Benim içinse fesleğen tohumları meselesi, aslında bir hobi olayıydı, ama noter yüzünden iş büyümüştü. Hatırlıyorum, 2018'de bir arkadaşımın evini satarken noter masrafı 2 bin lira olmuştu, sadece üç sayfa kağıt için. Benzer şekilde, benim geçen seferdeki işlemde de, noter kaşesini vurmak için fazladan 200 lira eklemişlerdi, sanki o kaşe altınla basılıyormuş gibi. Bu pahalılık, insanın hobisine bile gölge düşürüyor, çünkü o tohumlarla balkonumu renklendirmek isterken, cebimden çıkan parayla neredeyse yeni bir saksı seti alabilirdim.
Nostaljik bir hava çarptı bana o noter koridorunda, tıpkı 2005'te annemin emeklilik evrakları için gittiğimizde hissettiğim gibi. O zamanlar noter binası daha ufaktı, ama işlemler hızlıydı, memurlar çay ikram ederdi, ücretler de enflasyona göre daha az eziciydi. Benim fesleğen meselemde, noter memuru evrakları eline alıp "Bu ne ki, basit iş" dedi, ama yine de 750 lirayı aldı, üstelik işlem beş dakika sürmedi. Geçenlerde, bir komşumun oğlu araba alımında 1500 lira ödemiş, sadece devir için, oysa 2012'de babamın yaptığı işlem 400 liraya mal olmuştu. Bu artışlar, sanki her şeyi daha anlamsız kılıyor, çünkü noterler sadece kağıtları damgalıyor, ama fiyatlar sanki bir sanayi ürünüymüş gibi yükseliyor. Benim balkonumda, o tohumlarla büyüttüğüm fesleğenler şimdi çiçek açtı, ama o noter masrafı aklıma geldikçe, eskiden her şeyin daha basit olduğu günleri özlüyorum.
Aslında, 2019'da bir miras belgesi için başka bir notere gitmiştim, o sefer Üsküdar'daki binadaydı. Orada, işlemin toplamı 1200 lira tutmuştu, sadece iki imza ve bir doğrulama için. O gün, noter memuru bana "Bu standart" demişti, ama standartın ne kadar pahalı olduğunu kimse sorgulamıyordu. Benzer bir şey, geçen sene bir arkadaşımın ev kiralaması için olmuştu, noter onayı 600 lira, oysa 10 yıl önce aynı işlem 200 liraydı. Bu tür masraflar, insanın günlük hayatını etkiliyor, hele ki benim gibi balkon hobisiyle uğraşanlar için, çünkü ekstra harcamalar başka şeylere ket vuruyor. Hatırlayınca, 1990'larda dedemin tarla evrakları için noter gittiğini, o zamanlar 20 bin liraya halledildiğini, şimdi aynı şeyin binlerce lira tuttuğunu düşünüyorum. Benim fesleğen tohumları için harcadığım para, sanki gereksiz bir lükse dönüşüyor, oysa noterler bu pahalılığı sıradanlaştırıyor.
O gün noter binasında saatlerce bekledim, koridorda otururken etrafımdaki herkesin benzer dertlerle boğuştuğunu gördüm. Yanımda oturan adam, 2010'da eşinin pasaportunu yenilemek için geldiğini söyledi, o zamanlar 100 lira yetiyordu ama şimdi aynı işlem için 500 lira yazıyorlarmış. Benim içinse fesleğen tohumları meselesi, aslında bir hobi olayıydı, ama noter yüzünden iş büyümüştü. Hatırlıyorum, 2018'de bir arkadaşımın evini satarken noter masrafı 2 bin lira olmuştu, sadece üç sayfa kağıt için. Benzer şekilde, benim geçen seferdeki işlemde de, noter kaşesini vurmak için fazladan 200 lira eklemişlerdi, sanki o kaşe altınla basılıyormuş gibi. Bu pahalılık, insanın hobisine bile gölge düşürüyor, çünkü o tohumlarla balkonumu renklendirmek isterken, cebimden çıkan parayla neredeyse yeni bir saksı seti alabilirdim.
Nostaljik bir hava çarptı bana o noter koridorunda, tıpkı 2005'te annemin emeklilik evrakları için gittiğimizde hissettiğim gibi. O zamanlar noter binası daha ufaktı, ama işlemler hızlıydı, memurlar çay ikram ederdi, ücretler de enflasyona göre daha az eziciydi. Benim fesleğen meselemde, noter memuru evrakları eline alıp "Bu ne ki, basit iş" dedi, ama yine de 750 lirayı aldı, üstelik işlem beş dakika sürmedi. Geçenlerde, bir komşumun oğlu araba alımında 1500 lira ödemiş, sadece devir için, oysa 2012'de babamın yaptığı işlem 400 liraya mal olmuştu. Bu artışlar, sanki her şeyi daha anlamsız kılıyor, çünkü noterler sadece kağıtları damgalıyor, ama fiyatlar sanki bir sanayi ürünüymüş gibi yükseliyor. Benim balkonumda, o tohumlarla büyüttüğüm fesleğenler şimdi çiçek açtı, ama o noter masrafı aklıma geldikçe, eskiden her şeyin daha basit olduğu günleri özlüyorum.
Aslında, 2019'da bir miras belgesi için başka bir notere gitmiştim, o sefer Üsküdar'daki binadaydı. Orada, işlemin toplamı 1200 lira tutmuştu, sadece iki imza ve bir doğrulama için. O gün, noter memuru bana "Bu standart" demişti, ama standartın ne kadar pahalı olduğunu kimse sorgulamıyordu. Benzer bir şey, geçen sene bir arkadaşımın ev kiralaması için olmuştu, noter onayı 600 lira, oysa 10 yıl önce aynı işlem 200 liraydı. Bu tür masraflar, insanın günlük hayatını etkiliyor, hele ki benim gibi balkon hobisiyle uğraşanlar için, çünkü ekstra harcamalar başka şeylere ket vuruyor. Hatırlayınca, 1990'larda dedemin tarla evrakları için noter gittiğini, o zamanlar 20 bin liraya halledildiğini, şimdi aynı şeyin binlerce lira tuttuğunu düşünüyorum. Benim fesleğen tohumları için harcadığım para, sanki gereksiz bir lükse dönüşüyor, oysa noterler bu pahalılığı sıradanlaştırıyor.