E-Devlet şifresini unutmak, balkonda fesleğenlerimi sularken aklımı dağıtınca ortaya çıkan bir felaket. Geçen yıl, tam haziran ayında, İstanbul'da oturduğum 5. kattaki küçük balkonda, yeni bir fesleğen saksısı dikerken telefonum çaldı ve e-Devlet uygulamasına girmeye çalıştım. Şifreyi hatırlayamadım, not defterini aradım ama o sırada toprakla kaplı ellerimden dolayı her şeyi darmadağın ettim. En sonunda mahalledeki PTT şubesine koştum, sıcakta 20 dakika sıra bekledim, yanımda kimliğim ve sulama kovamı unutup eve dönmek zorunda kaldım.
Şifreyi unutanlar için en pratik yol, benim gibi bitki meraklıları için basit bir yöntem. Mesela, şifreyi balkon kapısının arkasına sakladığım bir saksının altına yazıyorum, çünkü orayı her gün kontrol ediyorum. 2023'te bir keresinde, şifreyi fesleğenin yaprak sayısıyla eşleştirdim; üç yapraklı bir dal demek üç haneli şifre gibi, hem akılda kalıyor hem de kimsenin umurunda olmaz. O gün PTT'de görevli memur, "Yine mi siz?" dediğinde, ben de gülerek "Balkon işleri beni dağıtıyor" cevabını verdim. Bu şekilde, en azından bir dahaki sefere dakikalarımı boşa harcamıyorum, çünkü şifreyi bitkilerimle bağdaştırınca unutmam mümkün olmuyor.
Ama bazen hâlâ karışıyor, mesela geçen ay e-Devlet'e girmeye çalışırken balkondaki domates fidelerimi sulamayı unuttum ve yaprakları kıvrıldı. O an fark ettim ki, şifre meselesini hobi rutinine entegre etmek, bürokrasiyi biraz daha eğlenceli hale getiriyor; sanki fesleğenlerime su veriyormuşum gibi. Bu yöntemle, en az üç kez şifremi hızlıca hatırladım ve uzun kuyruklarda vakit kaybetmedim, hepsi balkon keyfimin bir parçası oldu. Şimdiyse, her yeni şifre aldığımda, onu bitki notlarıma ekliyorum ki, bir dahaki unutkanlıkta en azından yeşilliklerimden destek alayım. Bu sayede, bürokrasi bana sadece bir ara molası gibi geliyor, özellikle de balkonda.
Şifreyi unutanlar için en pratik yol, benim gibi bitki meraklıları için basit bir yöntem. Mesela, şifreyi balkon kapısının arkasına sakladığım bir saksının altına yazıyorum, çünkü orayı her gün kontrol ediyorum. 2023'te bir keresinde, şifreyi fesleğenin yaprak sayısıyla eşleştirdim; üç yapraklı bir dal demek üç haneli şifre gibi, hem akılda kalıyor hem de kimsenin umurunda olmaz. O gün PTT'de görevli memur, "Yine mi siz?" dediğinde, ben de gülerek "Balkon işleri beni dağıtıyor" cevabını verdim. Bu şekilde, en azından bir dahaki sefere dakikalarımı boşa harcamıyorum, çünkü şifreyi bitkilerimle bağdaştırınca unutmam mümkün olmuyor.
Ama bazen hâlâ karışıyor, mesela geçen ay e-Devlet'e girmeye çalışırken balkondaki domates fidelerimi sulamayı unuttum ve yaprakları kıvrıldı. O an fark ettim ki, şifre meselesini hobi rutinine entegre etmek, bürokrasiyi biraz daha eğlenceli hale getiriyor; sanki fesleğenlerime su veriyormuşum gibi. Bu yöntemle, en az üç kez şifremi hızlıca hatırladım ve uzun kuyruklarda vakit kaybetmedim, hepsi balkon keyfimin bir parçası oldu. Şimdiyse, her yeni şifre aldığımda, onu bitki notlarıma ekliyorum ki, bir dahaki unutkanlıkta en azından yeşilliklerimden destek alayım. Bu sayede, bürokrasi bana sadece bir ara molası gibi geliyor, özellikle de balkonda.