Geçen ekim ayında, her sabah 5:30'da koşuya kalkmak için karar verdim ama pencereden gelen trafik sesini duyunca "trafiğe karışırım, yollar kalabalık olur" diye düşündüm. O gün yatağımdan kalkmadan kaldım, sanki şehrin gürültüsü beni zincirledi. Sonra kasım başlarında, alarm çalınca dizimdeki eski sakatlığı hatırladım; "yürüyüşten sakatlanırım, doktorun dediği gibi dinlenmeliyim" bahanesiyle ayakkabıları giymedim. Bu tür mazeretlerle, neredeyse her hafta üç kez erken kalkmayı atlattım, özellikle soğuk havalarda.
00