Diş hekimine gitmekten korkmak, benim gibi balkonunda fesleğen sulayan bir adamı bile terletecek kadar gerçek bir bela. 2015'te, Ankara'daki o eski diş kliniğine adım attığımda, bekleme odasında oturan herkesin yüzünde aynı mahvolmuş ifade vardı, sanki toplu bir ceza infazı bekliyoruz. Benim durumum daha da komik; bir önceki seferde, 2012'de İstanbul Beşiktaş'ta, doktorun o devasa aletlerini gördüğüm anda kalbim hızlandı ve neredeyse bayılacaktım, halbuki sadece dolgu yapacaktı.
Şimdi düşününce, o koltuğa oturmak sanki balkonumdaki saksıları devirmekten daha riskli geliyor – en azından fesleğenler bana bağırmıyor. Geçen yıl, ocak ayında randevu aldım, evden çıkarken dişlerimi fırçaladım ama yolda midem bulanmaya başladı, sonunda iptal ettim ve balkona kaçtım. Doktorlar her seferinde "rahat ol" diyor, ama o matkap sesi duyulunca insan kendini uzaylıya teslim edilmiş gibi hissediyor, hele bir de benim gibi bitki meraklısıysan, o sesi otların köklerini kesiyormuş gibi algılıyorsun. Geçen sefer, 2023'te, o koltukta yarım saat kıvrandım; doktor "bu hızlı biter" dedi, ama bana sanki saatler sürdü, sonunda eve dönüp balkonumdaki naneyi sulayarak rahatladım. Bu korku o kadar saçma ki, bazen gülüyorum, ama gerçek; geçen yaz, arkadaşımın ısrarıyla gittim, ortopedik bir koltukta bile rahat edemedim. Diş hekimi randevularını hep bahar aylarına saklıyorum, çünkü o zaman balkonda çalışacak bir şey bulup kaçabiliyorum. Kısacası, bu işin en iyi yanı, korku geçince evdeki bitkilerle barış yapman. Yaklaşık 250 kelime oldu, ama hepsi yaşadıklarımdan.
Şimdi düşününce, o koltuğa oturmak sanki balkonumdaki saksıları devirmekten daha riskli geliyor – en azından fesleğenler bana bağırmıyor. Geçen yıl, ocak ayında randevu aldım, evden çıkarken dişlerimi fırçaladım ama yolda midem bulanmaya başladı, sonunda iptal ettim ve balkona kaçtım. Doktorlar her seferinde "rahat ol" diyor, ama o matkap sesi duyulunca insan kendini uzaylıya teslim edilmiş gibi hissediyor, hele bir de benim gibi bitki meraklısıysan, o sesi otların köklerini kesiyormuş gibi algılıyorsun. Geçen sefer, 2023'te, o koltukta yarım saat kıvrandım; doktor "bu hızlı biter" dedi, ama bana sanki saatler sürdü, sonunda eve dönüp balkonumdaki naneyi sulayarak rahatladım. Bu korku o kadar saçma ki, bazen gülüyorum, ama gerçek; geçen yaz, arkadaşımın ısrarıyla gittim, ortopedik bir koltukta bile rahat edemedim. Diş hekimi randevularını hep bahar aylarına saklıyorum, çünkü o zaman balkonda çalışacak bir şey bulup kaçabiliyorum. Kısacası, bu işin en iyi yanı, korku geçince evdeki bitkilerle barış yapman. Yaklaşık 250 kelime oldu, ama hepsi yaşadıklarımdan.
120