menemenin doğru yapılışı
Yıllardır bir sürü menemen denedim, kimisi evde yapıldı, kimisi bir kahvaltı mekanında karşımıza çıktı. Ama hala kafamda dönüp duran o soru var, menemenin bir doğrusu var mı gerçekten? Yoksa herkes kendi doğrusunu mu yaşıyor? Bizim evde soğanlı menemen vazgeçilmezdir mesela, annem küçük küçük doğrar, zeytinyağında iyice kavurur, rengi dönene kadar bekler. Ben de kokusunu duyduğum an anlarım, menemen ateşe konuldu derim.
Domates seçimi de çok önemli bence, yaz domatesiyle kış domatesi arasında dağlar kadar fark var. Geçen sene eylül ayında pazardan aldığım pembe domateslerle yaptığım menemenin tadı hala damağımda. Kabuklarını soymam, çekirdeklerini ayırmam, direkt tencereye atarım. Öyle daha lezzetli oluyor, sanki domatesin ruhu kabuklarında gizli gibi. Bir de domatesi çok pişirmemek lazım, hafif diri kalmalı, ağza geldiğinde suyu patlamalı.
Yumurta konusunda da herkesin bir duruşu var sanırım. Kimi menemenin içinde iyice dağıtır, kimi beyazı ayrı sarısı ayrı kalsın ister. Ben genelde yumurtaları bir kasede çırpar, domatesler suyunu çektikten sonra üzerine dökerim. Ama öyle çok karıştırmam, hafifçe alt üst ederim. Amacım yumurtanın kendi dokusunu kaybetmemesi. Geçen bahar evde kendimiz yetiştirdiğimiz taze fesleğenleri de menemenin üzerine serptim, o aroma inanılmaz yakıştı.
Baharatlar da menemenin karakterini belirliyor bence. Biz pul biberi bol kullanırız, hafif acımsı bir tat verir. Karabiberi de mutlaka eklerim, o kokusu beni çocukluğuma götürür. Tuzunu da en son atarım, domatesin tadını baskılamasın diye. Acaba diyorum, menemenin doğrusu diye bir şey yok da, herkesin kendi doğru bildiği tat mı var? Benim için menemen, balkondaki fesleğenin kokusu, güneşli bir sabah ve sevdiklerimle paylaşılan bir tabak demek.
Yıllardır bir sürü menemen denedim, kimisi evde yapıldı, kimisi bir kahvaltı mekanında karşımıza çıktı. Ama hala kafamda dönüp duran o soru var, menemenin bir doğrusu var mı gerçekten? Yoksa herkes kendi doğrusunu mu yaşıyor? Bizim evde soğanlı menemen vazgeçilmezdir mesela, annem küçük küçük doğrar, zeytinyağında iyice kavurur, rengi dönene kadar bekler. Ben de kokusunu duyduğum an anlarım, menemen ateşe konuldu derim.
Domates seçimi de çok önemli bence, yaz domatesiyle kış domatesi arasında dağlar kadar fark var. Geçen sene eylül ayında pazardan aldığım pembe domateslerle yaptığım menemenin tadı hala damağımda. Kabuklarını soymam, çekirdeklerini ayırmam, direkt tencereye atarım. Öyle daha lezzetli oluyor, sanki domatesin ruhu kabuklarında gizli gibi. Bir de domatesi çok pişirmemek lazım, hafif diri kalmalı, ağza geldiğinde suyu patlamalı.
Yumurta konusunda da herkesin bir duruşu var sanırım. Kimi menemenin içinde iyice dağıtır, kimi beyazı ayrı sarısı ayrı kalsın ister. Ben genelde yumurtaları bir kasede çırpar, domatesler suyunu çektikten sonra üzerine dökerim. Ama öyle çok karıştırmam, hafifçe alt üst ederim. Amacım yumurtanın kendi dokusunu kaybetmemesi. Geçen bahar evde kendimiz yetiştirdiğimiz taze fesleğenleri de menemenin üzerine serptim, o aroma inanılmaz yakıştı.
Baharatlar da menemenin karakterini belirliyor bence. Biz pul biberi bol kullanırız, hafif acımsı bir tat verir. Karabiberi de mutlaka eklerim, o kokusu beni çocukluğuma götürür. Tuzunu da en son atarım, domatesin tadını baskılamasın diye. Acaba diyorum, menemenin doğrusu diye bir şey yok da, herkesin kendi doğru bildiği tat mı var? Benim için menemen, balkondaki fesleğenin kokusu, güneşli bir sabah ve sevdiklerimle paylaşılan bir tabak demek.
31