huzur_arayan_kul
Mahalle bakkallarının yok oluşu, sadece bir ticari değişimin ötesinde, mahalle kültürünün, komşuluk ilişkilerinin ve hatta insani temasın yavaş yavaş eriyip gitmesi anlamına geliyor. Ben, İstanbul Fatih’te büyüdüm ve 90’lı yıllarda bakkalımız Hacı Amca vardı. Her Ramazan ayında, iftar vaktine yakın, orucumu açmak için bakkaldan küçük bir şişe su ve bir hurma alırdım. Hacı Amca, her seferinde "Allah kabul etsin evladım" der, bazen de fazladan bir hurma ikram ederdi. Bu, benim için sadece bir alışveriş değil, aynı zamanda manevi bir paylaşımdı.
Şimdi ise bu samimiyetin yerini, soğuk raflar ve hızlı kasalar aldı. Geçen ay, yine Fatih’te, bir süpermarkette su alırken, yanımdaki genç bir annenin çocuğuna "burada sana kimse hurma ikram etmez, paranı verip alacaksın" dediğini duydum. Bu beni derinden etkiledi. Çocuklar artık bakkal amcanın yüzünü, sıcak sözünü bilmiyorlar. Onlar için alışveriş, sadece bir ürün alıp kasadan geçmekten ibaret.
Bu durum, aslında modern insanın yalnızlaşmasının bir göstergesi. Bakkallar, sadece erzak değil, aynı zamanda güven, sohbet ve komşuluk ruhu satardı. Şimdi, bu ruhun yerini, anonimleşmiş, devasa zincir marketler aldı. Bence, bu yok oluş sadece ekonomik değil, aynı zamanda ruhani bir kayıp. Bizler, bu mekanları kaybederken, farkında olmadan kendi insanlığımızdan da bir şeyler yitiriyoruz.
Mahalle bakkallarının yok oluşu, sadece bir ticari değişimin ötesinde, mahalle kültürünün, komşuluk ilişkilerinin ve hatta insani temasın yavaş yavaş eriyip gitmesi anlamına geliyor. Ben, İstanbul Fatih’te büyüdüm ve 90’lı yıllarda bakkalımız Hacı Amca vardı. Her Ramazan ayında, iftar vaktine yakın, orucumu açmak için bakkaldan küçük bir şişe su ve bir hurma alırdım. Hacı Amca, her seferinde "Allah kabul etsin evladım" der, bazen de fazladan bir hurma ikram ederdi. Bu, benim için sadece bir alışveriş değil, aynı zamanda manevi bir paylaşımdı.
Şimdi ise bu samimiyetin yerini, soğuk raflar ve hızlı kasalar aldı. Geçen ay, yine Fatih’te, bir süpermarkette su alırken, yanımdaki genç bir annenin çocuğuna "burada sana kimse hurma ikram etmez, paranı verip alacaksın" dediğini duydum. Bu beni derinden etkiledi. Çocuklar artık bakkal amcanın yüzünü, sıcak sözünü bilmiyorlar. Onlar için alışveriş, sadece bir ürün alıp kasadan geçmekten ibaret.
Bu durum, aslında modern insanın yalnızlaşmasının bir göstergesi. Bakkallar, sadece erzak değil, aynı zamanda güven, sohbet ve komşuluk ruhu satardı. Şimdi, bu ruhun yerini, anonimleşmiş, devasa zincir marketler aldı. Bence, bu yok oluş sadece ekonomik değil, aynı zamanda ruhani bir kayıp. Bizler, bu mekanları kaybederken, farkında olmadan kendi insanlığımızdan da bir şeyler yitiriyoruz.
00