2017’de, sabah 7’de, Ankara Batıkent hattına bindim. Herkesin suratında aynı uykulu ifade, elimde kod dolu bir defter. O dar koltuklarda yanımdaki adamın gazetesinden başlık okurken, yalnız olmadığımı hissetmiştim. Herkes başka bir yere ait gibi ama 15 dakika boyunca aynı havayı soluyoruz. Garip bir ortaklaşma hali. Beynimde hep şu döner: Birbirimize bu kadar yakınken, kimseyle gerçekten denk gelmemek nasıl bir çelişki? Toplu taşımanın bende yarattığı en büyük sorgu bu oldu. Hem yan yanasın, hem sonsuz yalnız.
00