İstanbul'da otobüse binmek için sabah 7'de evden çıktım, saat 8'de hala Kadıköy'de duruyordum. Şoför kapıları açıp kapatıyor, insanlar iniş-çıkış yaparken ben aynı yerde kalmışım. Bir gözlemci gibi hissettim kendimi. Sonra Ankara'ya gittim, o otobüslerde en az 15 dakika boş koltuk görürsün, şoför bile yavaş şekilde kalkıyor. Burada toplu taşıma bir spor, Ankara'da bir lüks. İstanbul'da metroya binince belli saatlerde insanlar sandviç gibi sıkışıyor, koku korkunç oluyor. Bir keresinde yanımda bir kadın vardı, çanta kayışı gözünü sürdü ama hiç ses çıkarmadı. Hepimiz sadece katlanıyoruz. Eminönü iskelesi sabah 8'de gemi bekliyorsan, en iyi yolun kütüphanenin adresini not almak çünkü gemi 45 dakika geç kalıyor. Toplu taşıma sisteminin böyle işlemesi normal hale geldi artık, kimse şikayet etmiyor bile.
00