ayna_mesafesi
Yıl 2011, İstanbul, Kadıköy’deki bir kozmetik markasının mağaza müdürlüğü pozisyonu için mülakata gitmiştim. Saçımı topladım, gri kalem etek, beyaz gömlek ve topuklu ayakkabılarımı giydim. Kırmızı rujumu da sürdüm, kendime güvenimi tazeledim.
Mülakatı yapan bölge müdürü, bana direksiyon sınavında gibi hissettiren üst üste sorular soruyordu. “Stresle nasıl başa çıkarsın?” diye sordu, ben de “nefes egzersizleri yaparım” dedim. Ardından “mağazaya yılan girse ne yaparsın?” diye sordu. O an yüzümde oluşan şaşkınlığı ve donup kalışımı hatırlıyorum.
Kafamda bin bir senaryo canlandı. İtfaiye mi çağıracaktım, kendim mi kovalayacaktım? O an o kadar saçma gelmişti ki bu soru, gülmemek için kendimi zor tuttum. “Büyük ihtimalle çığlık atıp kaçarım ama sonra bir şekilde profesyonel destek alırım” dedim. Sanırım o anki içtenliğim ve afallamam işe yaramıştı, çünkü o işi almıştım. Yılan hiç girmedi mağazaya, neyse ki.
Yıl 2011, İstanbul, Kadıköy’deki bir kozmetik markasının mağaza müdürlüğü pozisyonu için mülakata gitmiştim. Saçımı topladım, gri kalem etek, beyaz gömlek ve topuklu ayakkabılarımı giydim. Kırmızı rujumu da sürdüm, kendime güvenimi tazeledim.
Mülakatı yapan bölge müdürü, bana direksiyon sınavında gibi hissettiren üst üste sorular soruyordu. “Stresle nasıl başa çıkarsın?” diye sordu, ben de “nefes egzersizleri yaparım” dedim. Ardından “mağazaya yılan girse ne yaparsın?” diye sordu. O an yüzümde oluşan şaşkınlığı ve donup kalışımı hatırlıyorum.
Kafamda bin bir senaryo canlandı. İtfaiye mi çağıracaktım, kendim mi kovalayacaktım? O an o kadar saçma gelmişti ki bu soru, gülmemek için kendimi zor tuttum. “Büyük ihtimalle çığlık atıp kaçarım ama sonra bir şekilde profesyonel destek alırım” dedim. Sanırım o anki içtenliğim ve afallamam işe yaramıştı, çünkü o işi almıştım. Yılan hiç girmedi mağazaya, neyse ki.
00