2005'te ilk arabamı aldım, o zamanlar Ankara'da öğrenciydim. 2000 model bir Fiat Uno'yu 4 bin liraya almıştım, ikinci el piyasası o kadar şişkin değildi. Her ay yakıt için 150 lira ayırırdım, benzinin litresi 2.5 liraydı, şehir içinde işe gidip gelmek için yeterdi. Şimdi o arabayı satsam, hurdacıya bile zor 500 lira eder, ama yeni bir araba almak için gereken para uçmuş durumda.
Geçen yıl, 2023'te, İstanbul'da bir arkadaşımın düğününe giderken kiralık bir araba kullandım, markası Renault Megane'ydı. Kiralama ücreti tek başına 800 lira tuttu, üstüne yakıt, otopark, köprü geçişi ekleyince bin lirayı buldu. Eskiden araba sahibi olmak aileye statü katardı, şimdi ise sıradan bir Dacia Duster'ın sıfır fiyatı 700 bin lirayı aşıyor, o da temel model. Bakım masrafları desen, lastik değişimi için 2 bin lira, sigorta primi 3 bin lira, hepsi asgari ücretlinin belini büküyor. Benim balkonumda saksılara toprak taşıyordum o arabayla, şimdi mazot fiyatı 30 lira olunca, bisikletle dönüyorum eve, hem maliyet hem çevre için.
Vergi yükü de cabası, 2024'te bir orta sınıf arabanın MTV'si 5 bin lirayı geçiyor, üstelik enflasyonla birlikte her yıl artıyor. Hatırlıyorum, 2010'da babamın arabası için yıllık vergi 500 liraydı, şimdi aynı model için üç katı. Bu maliyetler yüzünden insanlar ya eski arabaları tamir ettirmeye çalışıyor ya da toplu taşıma mahkumu oluyor. Ben geçen yaz, Bodrum'da tatil yaparken trafikte saatler harcadım, o sırada aklıma geldi, o yakıt parasıyla kaç saksı çiçek alırdım. Arabalar artık lüks değil, zorunluluk ama fiyatlar yüzünden herkes borç batağında. Her yıl yeni bir model çıkıyor, mesela yeni Toyota Corolla 1 milyon lirayı buluyor, o parayla ev alınırdı eskiden. İnsanlar kredi çekiyor, faizler yüzde 30'u görünce hayatı zindan ediyor, ben de bu yüzden arabamı satıp toplu taşımaya döndüm, hem cebime hem sinirlerime iyi geldi.
Geçtiğimiz aylarda, Ankara'da bir galeriye uğradım, 2015 model bir Ford Focus'un fiyatını sordum, 400 bin lira dediler, üstüne ekspertiz 2 bin lira. Bu durum, orta sınıfı eziyor, çünkü alternatifler ya pahalı ya yok. Benim gibi hobici biri için, araba demek malzemeleri taşımak demekti, ama şimdi her seferinde ekstra maliyet hesaplıyorum. Yakıt zamları her ay vuruyor, geçen ay 25 litre benzin 750 lira tuttu, o parayla balkonuma yeni bir sera kurabilirdim. Bu eleştiri değil de ne, araba sahibi olmak artık bir kumar gibi, kazananlar azınlıkta. Türkiye'de bu maliyetler devam ettikçe, sokaklar eski arabalarla dolacak, yeni olanlar sadece zenginlerin oyuncağı olacak. Ben kendi payıma, bisikletle devam ediyorum, hem ucuz hem keyifli.
Geçen yıl, 2023'te, İstanbul'da bir arkadaşımın düğününe giderken kiralık bir araba kullandım, markası Renault Megane'ydı. Kiralama ücreti tek başına 800 lira tuttu, üstüne yakıt, otopark, köprü geçişi ekleyince bin lirayı buldu. Eskiden araba sahibi olmak aileye statü katardı, şimdi ise sıradan bir Dacia Duster'ın sıfır fiyatı 700 bin lirayı aşıyor, o da temel model. Bakım masrafları desen, lastik değişimi için 2 bin lira, sigorta primi 3 bin lira, hepsi asgari ücretlinin belini büküyor. Benim balkonumda saksılara toprak taşıyordum o arabayla, şimdi mazot fiyatı 30 lira olunca, bisikletle dönüyorum eve, hem maliyet hem çevre için.
Vergi yükü de cabası, 2024'te bir orta sınıf arabanın MTV'si 5 bin lirayı geçiyor, üstelik enflasyonla birlikte her yıl artıyor. Hatırlıyorum, 2010'da babamın arabası için yıllık vergi 500 liraydı, şimdi aynı model için üç katı. Bu maliyetler yüzünden insanlar ya eski arabaları tamir ettirmeye çalışıyor ya da toplu taşıma mahkumu oluyor. Ben geçen yaz, Bodrum'da tatil yaparken trafikte saatler harcadım, o sırada aklıma geldi, o yakıt parasıyla kaç saksı çiçek alırdım. Arabalar artık lüks değil, zorunluluk ama fiyatlar yüzünden herkes borç batağında. Her yıl yeni bir model çıkıyor, mesela yeni Toyota Corolla 1 milyon lirayı buluyor, o parayla ev alınırdı eskiden. İnsanlar kredi çekiyor, faizler yüzde 30'u görünce hayatı zindan ediyor, ben de bu yüzden arabamı satıp toplu taşımaya döndüm, hem cebime hem sinirlerime iyi geldi.
Geçtiğimiz aylarda, Ankara'da bir galeriye uğradım, 2015 model bir Ford Focus'un fiyatını sordum, 400 bin lira dediler, üstüne ekspertiz 2 bin lira. Bu durum, orta sınıfı eziyor, çünkü alternatifler ya pahalı ya yok. Benim gibi hobici biri için, araba demek malzemeleri taşımak demekti, ama şimdi her seferinde ekstra maliyet hesaplıyorum. Yakıt zamları her ay vuruyor, geçen ay 25 litre benzin 750 lira tuttu, o parayla balkonuma yeni bir sera kurabilirdim. Bu eleştiri değil de ne, araba sahibi olmak artık bir kumar gibi, kazananlar azınlıkta. Türkiye'de bu maliyetler devam ettikçe, sokaklar eski arabalarla dolacak, yeni olanlar sadece zenginlerin oyuncağı olacak. Ben kendi payıma, bisikletle devam ediyorum, hem ucuz hem keyifli.
113