Partnerimin ailesini ilk ziyaretim 2017 yazında, İstanbul'un Kadıköy ilçesinde oldu, evleri denize bakan bir apartmanda. Ben balkonumda büyüttüğüm fesleğen fidanını hediye olarak götürdüm, saksısı basit bir terrakota, tohumu geçen yıl bahar ayında ektim. Aile annesi mutfağa girip taze nane çayı ikram etti, babası ise balkondaki saksılarını göstererek sohbeti bitki bakımına çevirdi, markası yoktu ama ev yapımı gübre kullandıklarını anlattı.
O gün fark ettim ki, ilk ziyarette herkesin bahçesine dair bir şey sormak buzları eritiyor, ben de fesleğenimi verdikten sonra onların domates fidanlarını inceledim, her biri neredeyse bir karış boyundaydı. Türkiye'de aile buluşmalarında çay ve börek servis edilince işler hızlı ilerliyor, ama ben bir an önce balkona kaçıp bitkilerden bahsettim, ortamı rahatlatmak için işe yarıyor. O ziyaret sonrası partnerimle birlikte kendi balkon projelerimizi paylaştık, mesela 5-6 saksı ile başladık. Bir keresinde annesi bana kendi fesleğenini verdi, artık her ziyaretimde o bitkinin büyümesini takip ediyorum.
Pratik olarak, ilk gidişte elinde bir bitkiyle gitmek, hele ki evlerinde yeşillik varsa, konuşmayı kolaylaştırıyor; ben Kadıköy'de o günü hatırladıkça, sıradan bir hediye bile fark yaratıyor. Partnerimin babası tren yolculuklarından bahsederken ben fesleğeni konuya bağladım, sonuçta herkesin bir hobisi var, onu yakalarsan ziyaret keyifli geçer. O evde geçirdiğim saatler, balkonumda yeni fidanlar ekmeme ilham verdi, ama detaylı konuşmak için bir dahaki sefere bekledim.
O gün fark ettim ki, ilk ziyarette herkesin bahçesine dair bir şey sormak buzları eritiyor, ben de fesleğenimi verdikten sonra onların domates fidanlarını inceledim, her biri neredeyse bir karış boyundaydı. Türkiye'de aile buluşmalarında çay ve börek servis edilince işler hızlı ilerliyor, ama ben bir an önce balkona kaçıp bitkilerden bahsettim, ortamı rahatlatmak için işe yarıyor. O ziyaret sonrası partnerimle birlikte kendi balkon projelerimizi paylaştık, mesela 5-6 saksı ile başladık. Bir keresinde annesi bana kendi fesleğenini verdi, artık her ziyaretimde o bitkinin büyümesini takip ediyorum.
Pratik olarak, ilk gidişte elinde bir bitkiyle gitmek, hele ki evlerinde yeşillik varsa, konuşmayı kolaylaştırıyor; ben Kadıköy'de o günü hatırladıkça, sıradan bir hediye bile fark yaratıyor. Partnerimin babası tren yolculuklarından bahsederken ben fesleğeni konuya bağladım, sonuçta herkesin bir hobisi var, onu yakalarsan ziyaret keyifli geçer. O evde geçirdiğim saatler, balkonumda yeni fidanlar ekmeme ilham verdi, ama detaylı konuşmak için bir dahaki sefere bekledim.
00