1999’da MSN Messenger vardı, hayat daha netti. O zaman birine “n’aber” yazınca, karşı taraf ya “iyiyim” derdi ya da çevrimdışına geçerdi. Şimdi WhatsApp’ta son görülmeye, mavi tike ve yazıyor baloncuğuna bakıp stres oluyorum. Birine “sıkıldım” yazdım, aradan 2 saat geçti, cevap yok. Kafada kurmaya başladım: Acaba yanlış mı anladı, laf mı soktum, emoji mi eksik? Gece 1’e kadar mesajı tekrar tekrar okudum: Nokta fazla mı ciddi, acaba ünlem mi koysaydım?
En komiği, geçen sene İstanbul’da eski sevgilime “teşekkürler.” yazdım, nokta koydum diye trip yedim. Nokta koymasan laf, koysan ayrı dert. 90’larda SMS 160 karakterdi; kimseye duygumu anlatamadan kontör bitiyordu, herkes anlıyordu birbirini. Şimdi okundu ama cevap yok, beynim elektrikli sandalye gibi çalışıyor, varsayımlardan başım döndü.
Bir de işte Teams ya da Slack var. “Tamam” yazınca, sanki “patronun gözüne batayım” moduna giriyorsun. Patron “konuşabilir miyiz?” yazınca, gece rüyanı kaçırıyor. Alt tarafı iki kelime, ama stresle sabaha kadar yatakta dönüyorsun. Bazen düşünüyorum, mektup devri daha sağlıklıydı. Postacı beklerken öyle her şeyi didik didik edemiyordun.
Arada keşke herkes kendi ses kaydını atsın diyorum. Eski günlerdeki gibi yüz yüze konuşsak, bu kadar tereddüt olmaz. Ama tabii, o zaman da trip atacak zaman bulamazdık herhalde.
En komiği, geçen sene İstanbul’da eski sevgilime “teşekkürler.” yazdım, nokta koydum diye trip yedim. Nokta koymasan laf, koysan ayrı dert. 90’larda SMS 160 karakterdi; kimseye duygumu anlatamadan kontör bitiyordu, herkes anlıyordu birbirini. Şimdi okundu ama cevap yok, beynim elektrikli sandalye gibi çalışıyor, varsayımlardan başım döndü.
Bir de işte Teams ya da Slack var. “Tamam” yazınca, sanki “patronun gözüne batayım” moduna giriyorsun. Patron “konuşabilir miyiz?” yazınca, gece rüyanı kaçırıyor. Alt tarafı iki kelime, ama stresle sabaha kadar yatakta dönüyorsun. Bazen düşünüyorum, mektup devri daha sağlıklıydı. Postacı beklerken öyle her şeyi didik didik edemiyordun.
Arada keşke herkes kendi ses kaydını atsın diyorum. Eski günlerdeki gibi yüz yüze konuşsak, bu kadar tereddüt olmaz. Ama tabii, o zaman da trip atacak zaman bulamazdık herhalde.
00