İstanbul’da ilk işime başladığımda, 2014 yazı, Bağcılar’da eski bir apartmanın giriş katında oturuyordum. Aklımda hep “şuradan bir ev alsam, aidat derdim olmaz, kira kaygısı sıfır” diye düşünüyordum. Üç yıl boyunca maaşımın üçte ikisiyle biriktirdim, denk gelirse peşinat olur sandım. O sırada ev fiyatı iki katına çıktı, benim birikim hâlâ aynı yerinde. Her ilanı açtığımda, sanki birileri bana “senin hayalin başka bir gezegende” diyor gibi hissediyorum. Matematiği var işin, ama cebimdeki hesapla tablolar tutmuyor. Bankalardan gelen faiz oranını görünce evrak imzalamak değil, direkt sistemden çıkmak geliyor içimden.
41