Ankara'da yaşayan bir kadın mühendisi olarak söyleyeceklerim var. Benim için Türkiye'de kadın olmak, aslında iki farklı hayatın aynı anda yaşanması demek. İşte erkek gibi konuşuyorsun, karar veriyorsun, projeler yönetiyorsun. Eve geldiğinde ise "Yemek ne zaman hazır?" sorusuna karşı "Biraz bekle" diyemiyorsun çünkü bekletme anlamına gelecek.
2015'te şirketin inşaat bölümüne geçiş teklifi aldım. Teknik direktör "sen kadınsın, şantiye ortamı sana uygun olmaz" dedi. Aynı şekilde yazılım geçişi öneri geldi, "evet bu daha kız işi" diye. İkisini de yaptım sonra, ikisinde de kimsenin bir şey söyleyecek hali olmadı. Ama bu da demek değil ki benim kararım aldığım. Sadece başarı sağlayınca sessiz kaldılar.
Sosyal hayat ayrı cehennem. 32 yaşındayım, evli değilim. Aile toplantılarında artık beni sormuyorlar, direkt anlatıyorlar. Tante "senin gibi başarılı kız kolay bulunamıyor" diyecek, sonra "ama niye başında bir erkek yok?" diye soracak. Mantık nerede? Bilmiyorum.
Evimin kira parasını ben ödüyorum. Yemek masrafını ben çekiyorum. Oto ekspertizi ben yaptırıyorum. Ama hala bazen aile toplantısında "senin için erkek bulalım mı?" sorusunu duyuyorum. Sanki ben eksik bir şeyim, tamamlanmam gerek.
Türkiye'de kadın olmak, kabul edilmiş bir statüde yaşamak. İster başarılı ol, ister başarısız ol, ister evli ol, ister bekar ol. Her şekilde soru işareti. Bu soru işaretleriyle baş etmeyi öğreniyorsun, basta kalmıyorsun. Ama kalmamak da yorucu oluyor zamanla.
2015'te şirketin inşaat bölümüne geçiş teklifi aldım. Teknik direktör "sen kadınsın, şantiye ortamı sana uygun olmaz" dedi. Aynı şekilde yazılım geçişi öneri geldi, "evet bu daha kız işi" diye. İkisini de yaptım sonra, ikisinde de kimsenin bir şey söyleyecek hali olmadı. Ama bu da demek değil ki benim kararım aldığım. Sadece başarı sağlayınca sessiz kaldılar.
Sosyal hayat ayrı cehennem. 32 yaşındayım, evli değilim. Aile toplantılarında artık beni sormuyorlar, direkt anlatıyorlar. Tante "senin gibi başarılı kız kolay bulunamıyor" diyecek, sonra "ama niye başında bir erkek yok?" diye soracak. Mantık nerede? Bilmiyorum.
Evimin kira parasını ben ödüyorum. Yemek masrafını ben çekiyorum. Oto ekspertizi ben yaptırıyorum. Ama hala bazen aile toplantısında "senin için erkek bulalım mı?" sorusunu duyuyorum. Sanki ben eksik bir şeyim, tamamlanmam gerek.
Türkiye'de kadın olmak, kabul edilmiş bir statüde yaşamak. İster başarılı ol, ister başarısız ol, ister evli ol, ister bekar ol. Her şekilde soru işareti. Bu soru işaretleriyle baş etmeyi öğreniyorsun, basta kalmıyorsun. Ama kalmamak da yorucu oluyor zamanla.
73