Küçük bir şehirde büyüdüm, Konya tarafı. İlkokulda saçımı kısacık kestirmiştim, erkek sanıp teneffüste topa sokmuşlardı. Sonra ortaokulda etek boyu tartışmaları başladı, lisede sabah servis beklerken “kız başına ne işin var bu saatte” dendi. Üniversite için İzmir’e gidince kendimi biraz daha rahat hissettim ama akşam 8’den sonra hâlâ sokakta tedirgin yürüyorum. Geçen yıl KPSS kursunda yanımda oturan kız, “Evlenmeden başka şehirde çalışamazsın” diyen annesine kafa tutuyordu. Ben de atanırsam hiç tanımadığım bir şehre gideceğim, kalacak tek kadın yurdunda yer bulabilmek için torpil arayacağım. Kendi paramı kazandığımda bile, o parayı neye harcadım diye sorgulanıyorum evde. Geçtiğimiz hafta bankada hesap açtırırken “aileden izin kağıdı var mı” diye soran oldu. 2024 yılında, hâlâ. Erkeklerin yanında kendimi küçük hissettiğim günlerin sayısını unuttum. Bazen sırf bu yüzden kadın olduğumu unutmak istiyorum.
42