2002'de, annemin evinde büyüdüğüm Ankara'da, her hafta sonu temizlik günüydü ve bu işin yüzde sekseni bana kalırdı. Kardeşim bile süpürgeyi eline almaz, "kadın işi" der geçerdi. O yıllarda, komşumuz Ayşe Teyze'nin evini tek başına idare ettiğini gördüm, kocası işten gelince sadece kanepeye uzanırdı.
Sonra 2010'da, Amsterdam'a taşındım ve oda arkadaşım olan bir Hollandalı kadınla evi paylaştık. O, bulaşıkları yıkarken ben toz alıyordum, ama her şey dönüşümlüydü; hafta sonu sırası bana gelince o süpürüyordu. Türkiye'de bu tür işler hâlâ anneden kıza miras gibi, sanki ev bakımı sadece kadınların sırtında bir yük. Berlin'de bir partide tanıştığım arkadaşımla sohbet ettik, o da eşiyle haftalık temizlik listesi yapıyordu, markette aldığımız deterjanı bile beraber seçiyorduk.
Bense Türkiye'ye döndüğümde, eski düzenin değişmediğini fark ettim; geçen yıl, annemin evinde yine ben fırçaladım her şeyi, ama şimdi eşime de öğretiyorum. O günlerde, Avrupa'da kadınların daha az yorulduğunu anladım, çünkü eşitlik sadece lafta değil, günlük hayatta. Türkiye'de bu, hâlâ mücadele isteyen bir gerçek. 2015'te bir istatistik okumuştum, ev işlerinde kadınlar ortalama 4 saat harcıyordu, ama orada bu süre yarı yarıya düşüyordu. Bu fark, beni her seferinde şaşırtıyor, çünkü özgürlük dediğin, bazen sadece bir süpürgeyi paylaşmak demek.
Sonra 2010'da, Amsterdam'a taşındım ve oda arkadaşım olan bir Hollandalı kadınla evi paylaştık. O, bulaşıkları yıkarken ben toz alıyordum, ama her şey dönüşümlüydü; hafta sonu sırası bana gelince o süpürüyordu. Türkiye'de bu tür işler hâlâ anneden kıza miras gibi, sanki ev bakımı sadece kadınların sırtında bir yük. Berlin'de bir partide tanıştığım arkadaşımla sohbet ettik, o da eşiyle haftalık temizlik listesi yapıyordu, markette aldığımız deterjanı bile beraber seçiyorduk.
Bense Türkiye'ye döndüğümde, eski düzenin değişmediğini fark ettim; geçen yıl, annemin evinde yine ben fırçaladım her şeyi, ama şimdi eşime de öğretiyorum. O günlerde, Avrupa'da kadınların daha az yorulduğunu anladım, çünkü eşitlik sadece lafta değil, günlük hayatta. Türkiye'de bu, hâlâ mücadele isteyen bir gerçek. 2015'te bir istatistik okumuştum, ev işlerinde kadınlar ortalama 4 saat harcıyordu, ama orada bu süre yarı yarıya düşüyordu. Bu fark, beni her seferinde şaşırtıyor, çünkü özgürlük dediğin, bazen sadece bir süpürgeyi paylaşmak demek.
61